Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8519 E. 2022/4565 K. 28.06.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8519
KARAR NO : 2022/4565
KARAR TARİHİ : 28.06.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02/08/2009 gününde verilen dilekçe ile ecrimisil talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın … ve … yönünden feragat nedeniyle reddine, diğerleri yönünden ise kısmen kabulüne dair verilen 01/07/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … ve … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların paylı malik olduğu 1270 ada 1 parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunan dükkan ve evlerin davalılar tarafından kullanıldığını, müvekkilinin kullanamadığını belirterek ecrimisil talebinde bulunmuş, yargılama sırasında davalı … yönünden, karar tarihinden sonra ise … yönünden davadan feragat etmiştir.
Davalılardan … cevap dilekçesinde, davacının imar uygulaması sonucu taşınmazda paydaş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, … yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne dair verilen karar davalı …, …, … tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi bozma ilamında, davacının imar öncesi kayda dayanan bir hakkı olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirtmiş, bozmaya uyan mahkemece, (ikinci kararda) davalı … yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 01.06.2020 tarihli ve 2018/7540 Esas, 2020/2718 Karar sayılı ilamında belirtilen “…mahkemece ecrimisil hesabı yapılırken, davacının dava dilekçesindeki talebi de gözetilerek dava tarihi itibariyle sahip olduğu taşınmaz miktarı üzerinden ecrimisil hesabı yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kadastral parsel payı üzerinden hesaplama yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın davalılardan … ve … yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1086 sayılı HUMK’nun 427/2 maddesinde, miktar veya değeri belirli bir tutarın altında kalan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararların kesin olduğu, dolayısıyla temyizinin olanaklı bulunmadığı hükme bağlanmıştır.
Temyiz kesinlik sınırı, karar tarihinde uyuşmazlık konusu olan temyiz edilen miktara göre belirlenir.
01.10.2011 tarihinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) yürürlüğe girmiş; anılan Kanunun 450. maddesiyle de 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ek ve değişiklikleriyle birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bununla birlikte yasa koyucu, uygulamada birtakım sorunların ortaya çıkmasını engellemek için Hukuk Muhakemeleri Kanununda geçiş hükümlerini ayrıca düzenlemiştir.
Bu bağlamda 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesinde, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2004 tarih ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı açıkça düzenlenmiştir.
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2021 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427. maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 4.270.00TL olarak değiştirmiştir.
Ayrıca; dava, ecrimisil talebine ilişkin olup, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamaktadır. Davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığına göre, temyiz sınırının her bir davalı yönünden ayrı ayrı belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olaya gelince; hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar sırasıyla 4.202,69 TL ve 3.621,32 TL olup, karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 4.270.00TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece verilen karar kesin nitelikte olduğundan, davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz isteminin, mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE, peşin harcın yatırana iadesine, 28.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.