Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/15726 E. 2013/14724 K. 31.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15726
KARAR NO : 2013/14724
KARAR TARİHİ : 31.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı …. Turz. Tic. Ltd. Şti.’nin işleteni ve … Sigorta A.Ş.’nin trafik sigortacısı olduğu araç ile davalı …Ş.’ye trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında … Türk Sigorta A.Ş.’ye sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacılar desteği …’in vefat ettiğini belirterek fazlaya dair haklarını saklı tutarak toplam 10.000,00.-TL destek tazminatının … Türk Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 31.12.2008, … Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 07.01.2009, davalı işleten şirket yönünden olay tarihinden, ayrıca toplam 90.000,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalıdan olay tarihinden, sigorta şirketlerinden avans faizi ile davalı işleten şirketten yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, talebini ıslah dilekçesi ile arttırmıştır.
Davalı ….. ve … Sigorta A.Ş. vekilleri, kusur oranında, poliçe limitiyle gerçek zarardan sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …. Turz. Tic. Ltd. Şti. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı …. Turz. Tic. Ltd. Şti.’nin işleteni olduğu araç sürücüsünün kusursuz olduğu kabul edilerek bu davalı ve aracı trafik sigorta poliçesi ile sigortalayan … Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine, toplam 125.000,00.-TL destek tazminatının 10.000,00.-TL’sine dava, bakiye kısmına ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile … Türk Sigorta A.Ş.’den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.
Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK’nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Açıklanan bu ilke ve alacağı doğuran sebebin esasen haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, ıslah ile istenilen tazminat için de, aynı tarihten itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekir. Zira, davalı … şirketleri ile davacı arasındaki hukuki ilişkin sözleşme ilişkisi değildir. Borcun nedeni haksız eylemdir. Yukarıda anılan hükümlere göre davalı … şirketi bakımından temerrüt faizinin başlangıcını oluşturan ihbar yükümlülüğünde esas olan, zarar miktarı değil, kazanın ihbar edilmesidir. Kazanın ihbar edilmesiyle,
zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Bu itibarla, sigorta şirketine başvuru yapılması veya dava açılmasıyla, kaza, davalı … şirketlerine ihbar edilmiş olacağından, anılan hükümlerde öngörülen koşullar yerine getirilmiş olacaktır.
O halde mahkemece dosya kapsamından davacı tarafından 22.12.2008 tarihinde talepte bulunulduğunun anlaşılması karşısında bu tarihten 8 gün sonrasında temerrüt gerçekleştiği kabul edilerek, davalı … şirketi yönünden 31.12.2008 tarihinden itibaren faizin işletilmesi yönünde karar verilmesi gerekirken ıslah edilen miktara ıslah tarihinden faiz işletilmesi doğru görülmemiştir.
2-Davalıya sigortalı araç, ruhsat kaydında kullanım şekli olarak yolcu nakli olarak belirtilmesi ve somut olayda yolcu taşımacılığı yaptığı sırada kazanın meydana gelmiş olması bakımından ticari nitelikte olup, TTK’nın 3. maddesi uyarınca bu müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılması ve ayrıca 3095 sayılı Yasa’nın 2. maddesinin 2. fıkrasında; ”arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizi, T.C.Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için öngördüğü faiz oranına göre istenebileceği” belirtilmiş olmasına göre, olayda istem gibi avans oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki, yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde belirtilen yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/II. maddesinin yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “maddi tazminatın” ibaresinden sonra gelmekte olan “ıslah edilen kısmı için ıslah tarihinden, ıslah edilmeyen kısmı için dava tarihinden yasal faizi ile” ibaresinin çıkartılarak yerine “temerrüt tarihi olan 31.12.2008 tarihinden itibaren avans faizi ile” ibaresinin yazılarak hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.