Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/5288 E. 2010/8327 K. 14.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5288
KARAR NO : 2010/8327
KARAR TARİHİ : 14.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde tüm taraf vekillerince tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü,araçlarında hasar meydana geldiğini açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 2.000 TL hasar ve kazanç kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen dava ile de karşı araçta oluşan hasar nedeniyle 660,43 TL maddi tazminat 17.5.2002 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile istenmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; 2003/748 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile, 2.000 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacı yana ödenmesine, ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımı nedeniyle talebin reddine 2004/434 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile, 403,36 TL’nin davalılardan tahsili ile (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak) davacı yana ödenmesine, hüküm altına alınan meblağın dava tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesine karar verilmiş, hüküm tüm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davacılar vekili ile davalı … … AŞ vekilinin birleştirilen dava nedeni ile 403,36 TL nin tahsiline hükmedilen karara yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde,
7.10.2004 tarih, 25606 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun ile HUMK’na eklenen ek madde 4 ile aynı yasanın 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2008 tarihinden itibaren 1.250 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı … vekilinin tüm, davacılar vekilinin ,davalı … vekilinin ve davalı … … AŞ vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazası 28.12.2001 tarihinde meydana gelmiş, ıslah ise 25.12.2006 tarihinde yapılmıştır. 2918 sayılı Yasa’nın 109/2.maddesi hükmüne göre, Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Dava
konusu olayda da, TCK.nda öngörülen on yıllık zamanaşımı süresi uygulanacak olup,ıslah tarihi itibariyle bu sürenin dolmadığı dikkate alınmadan ıslah edilen kısım yönünden davanın zamanaşımına uğradığına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4-Davacılar vekili, dava dilekçesi ile 2.000 TL maddi zarar bedelinin tahsilini talep etmiş, ıslah ile de taleplerini 6.125,55 TL ye yükseltmiştir. Ancak taleplerin araç hasarına mı yoksa aracın tamir süresince çalışamamasından doğan kazanç kaybına mı ilişkin olduğu konusunda açıklama yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece yapılacak …, davacılar vekiline talepleri açıklattırıldıktan sonra hasar isteniyorsa, hasar bedeli, kazanç isteniyorsa ilgili meslek odasından kaza tarihindeki ticari kamyonun günlük kazancı ayrıntılı bir şekilde sorularak amortisman ve diğer masraflar düşülerek net kazancı aracın pert olması halinde yeni bir araç satın alıncaya kadar makul süre için kazanç kaybı, aksi halde tamir süresi için kazanç kaybının hesaplanması yönünde seçilecek hasar uzmanı bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ile davalı … … AŞ vekilinin birleştirilen dava nedeni ile verilen karara yönelik temyiz itirazlarının hükmün kesin olması nedeniyle REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm, davacılar vekilinin ,davalı … vekilinin ve davalı … … AŞ vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 3 numaralı bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının, 4 numaralı bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin,davalı … … AŞ vekilinin, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 11,20 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı … … A.Ş ve …’a geri verilmesine 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.