Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/8525 E. 2013/9795 K. 24.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8525
KARAR NO : 2013/9795
KARAR TARİHİ : 24.06.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … Batı Çimento …ve Tic.A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın seyir halindeyken davalıların bakım ve sorumluluğunda bulunan ve yola düşen elektrik direğinin sebebiyet verdiği kazada hasarlandığını, hasar bedelinin davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, toplam 5.860,13 TL.nın ödeme tarihinden itibaren faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Aynı olay ve nedene dayalı olarak davacı tarafından davalı … Nak.Taah.Yurt içi Taş.Org….Tic.Ltd.Şti. aleyhine … 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/476 Esas. Sayılı dosyası üzerinden açılan dava dosyası bu dosya ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemece, davalı …Ş. hakkındaki davanın HMK’nun 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … Batı Çimento …ve Tic.A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.nun 1301.maddesine (6102 Sayılı TTK’nun 1472/1.md.) göre açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
1086 Sayılı HUMK’nun 388 ve 389. maddeleri ile 6100 Sayılı HMK’nun karşılık 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir.
Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur.
Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır.
Öte yandan; 1086 Sayılı HUMK’nun 45. maddesi ile 6100 Sayılı HMK’nun karşılık 166. maddesi uyarınca, birleştirilen davalar birbirlerinden bağımsız ayrı bir dava niteliğini korurlar. Buna göre, asıl ve birleştirilen dava dosyalarının yalnızca tahkikat safhası müşterek olup, mahkemece usul hükümlerine göre her dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir.
Somut olayda, her iki dava yönünden ayrı ayrı hüküm fıkrası oluşturulmuş gibi görünse de, hüküm fıkrası taraflara yükletilen hak ve sorumluluklar ile infaza elverişlilik yönünden açık olmadığı gibi, hangi tarafın neden sorumlu tutulduğu yönünden şüphe ve tereddüt uyandıracak nitelikte olup, bu yön yukarıda açıklanan yasa maddelerine açık aykırılık oluşturduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … Batı Çimento San. ve Tic. A.Ş vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre bu aşamada diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Batı Çimento …ve Tic. A.Ş.ne geri verilmesine 24.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.