Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/596 E. 2010/2119 K. 15.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/596
KARAR NO : 2010/2119
KARAR TARİHİ : 15.03.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 1045 ada 18, 869 ada 11, 878 ada 28, 30, 1027 ada 4, 1036 ada 35 ve 1045 ada 9 parsel sayılı 10942.76, 12504.72, 8575.33, 18004.76, 12967.84, 15182.62 ve 11846.48 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 1045 ada 18 ve 869 ada 11 sayılı parseller 4753 sayılı Yasa ile oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına, 878 ada 28, 30, 1027 ada 4, 1036 ada 35, 1045 ada 9 sayılı parseller ise Hazine tapusunun oluşumuna dek zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmiş olduğu belirtilerek Kadastro Kanunu’nun 46/1 ve 14. maddesi gereğince … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde 1045 ada 18 ve 869 ada 11 sayılı parseller hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davacı Hazine ise diğer parseller hakkında 4753 sayılı Yasa ile oluşan tapu kayıtlarına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı …’in davasının kabulü ile çekişme konusu 1045 ada 18, 869 ada 11 sayılı parsellerin davacı … adına, Hazinenin davasının kısmen kabulü ile 878 ada 28, 30, 1036 ada 35, 1045 ada 9 sayılı parsellerin tespit gibi davalı … adına, 1027 ada 4 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 12511.31 metrekarelik bölümünün ise davacı Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen 456.53 metrekarelik bölümünün tespit gibi davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan 1045 ada 18, 869 ada 11, 1036 ada 35, 1045 ada 9 sayılı parseller ile 1027 ada 4 sayılı parselin krokisinde (B) ile gösterilen bölümüne ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Hazinenin çekişme konusu 878 ada 28 ve 30 sayılı parselere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece taşınmazların Hazine tapusunun tesisinden önce 20 yılı aşkın bir süre ile davalı …’in ve bayilerinin zilyetliğinde olduğu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1 ve 14. maddesinde öngörülen şartların gerçekleştiği kabul edilmek suretiylei hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli parselin sınırında bulunan ve Toprak Tevzi Komisyonunca da 1899 sayılı mera parseli olarak belirlenen taşınmazın kadastro tespitinde 878 ada 19 sayılı parsel altında mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Çekişme konusu 878 ada 28 ve 30 sayılı parselin öncesi bir bütün iken sonradan derenin yön değiştirmesi ile ikiye bölündüğü anlaşılmaktadır. Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sırasında taşınmazlar hakkında belirtmelik tutanağı düzenlenmemiş, tablendikatifte ve belirtmelik haritasında Hazine adına belirtilerek ve adına 2.1.1964 tarih ve 373 ve 367 sıra numaralı tapu kayıtları oluşturulmuştur.
Mahkemece taşınmazların sınırında bulunan mera parseli ile aralarında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı araştırılmamış, tek bir ziraat bilirkişisinin soyut raporu ile yetinilmiş, çekişmeli taşınmazların meradan açma olup olmadığı üzerinde durulmamıştır. Meraya ilişkin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köyden dinlenmesi gerektiği göz ardı edilmiş; sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için taşınmazların etrafındaki, aynı nedenle davalı bulunan parsellere ilişkin davaların birleştirilmesi gerekip gerekmediği hususu da değerlendirilmemiştir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle taşınmazların etrafındaki tüm parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile dayanağını oluşturan kayıtlar ve tespitleri kesinleşmiş ise kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları ile, Toprak Tevzi Komisyonunun 1770 ve 1780 sayılı parsellerine ilişkin olarak belirtmelik tutanağı düzenlenme nedeni ve tablendikatifte Hazine adına belirtilme nedenleri sorularak buna ilişkin tüm dayanak belgeler getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra mahallinde, tarafsız, yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden, elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile, tespit bilirkişileri ve 3 kişilik, ziraat mühendislerinden oluşan ziraatçi bilirkişi kurulu katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında Hazine adına oluşan tapu kayıtları ile Toprak Tevzi Komisyonunca düzenlenen haritalar yerel bilirkişiler yardımı ve fen bilirkişi eli ile kadastro paftası ile çakıştırılmak suretiyle uygulanıp kapsamları belirlenmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim ve kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, taşınmazların sınırda bulunan kadim mera parselinden açılıp açılmadığı, mera parselinden ne surette ayrıldığı, arada doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususları etraflıca sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraat bilirkişi kurulundan, önceki keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporundaki bulguları da değerlendirecek biçimde çekişmeli taşınmazların niteliği, toprak yapısı, komşu taşınmazlara göre arz ettiği özellikler ve taşınmaz ile komşu mera parseli arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, mera bütünlüğünün bozulup bozulmadığı hususunda bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı; rapora taşınmazların keşif sırasında çektirilecek fotoğraflarının da eklenmesi sağlanmalı, uzman fen bilirkişisine, keşfi takibe imkan veren ve Toprak Tevzi paftaları ile Kadastro paftaları çakıştırılmak suretiyle tapu kayıtlarının ve haritaların uygulanma şeklini ve kapsamlarını gösteren rapor düzenlettirilmeli, taşınmazların çevresinde bulunan komşu parsellerden, aynı nedenle davalı bulunan parsellere ilişkin davaların birleştirilmesi hususu tartışılmalı, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirtilmeksizin eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.