YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2338
KARAR NO : 2010/4669
KARAR TARİHİ : 24.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve aracında da hasar meydana geldiğini açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 5.115 TL hasar ve 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminattan sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, 2.711 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden dava tarihinden diğer davalılardan ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline , 7.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Halit ve Fatma’dan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı … ve Fatma vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2010/2338
2010/4669
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından 10.000 TL manevi tazminat talep edilmiş, Mahkemece 7.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak hükmedeceği manevi tazminatın adalete uygun olması , zenginleşme aracı olmaması, özendirici nitelikte bulunmaması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır. Somut olayda, tarafların kusur oranı, davacının yaşı, yaralanma derecesi, ekonomik sosyal durumları, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarı yüksek düzeyde olup, hükmedilen manevi tazminattan bir miktar indirim yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.
3-Davalı sigorta şirketi vekilinin temyizine gelince, davalı … Sigorta A.Ş davalı taraf aracının ihtiyari Mali Sorumluluk Sigortacısıdır. İ.M.S.S; Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyarı Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, “Sigorta Teminatının Kapsamı” başlığını taşıyan 1. maddesine göre, sigortacı aracın işletenine yüklenebilecek hukuki sorumluluğun poliçe teminatı kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası haddi üstünde kalan kısmını poliçede yazılı azami miktara kadar temin eder.Davalı taraf aracının kaza tarihindeki ZMSS ni yapan şirket ve poliçe limiti tespit edilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olan davalı … Sigorta A.Ş nin sorumluluğuna hükmedilmesi doğru olmamıştır.
4-Bozma kapsamına göre davalı sigorta şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … ve Halit vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bette açıklanan nedenle davalı … ve Halit vekilinin , 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 4 numaralı bette açıklanan nedenle davalı sigorta şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve
2010/2338
2010/4669
peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 24.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.