Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/335 E. 2011/3215 K. 07.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/335
KARAR NO : 2011/3215
KARAR TARİHİ : 07.04.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalılardan …’in davacı …’ın alacağının tahsili için yaptığı icra takibini sonuçsuz bırakmak amacıyla Sokutaş köyünde kain 18, 41 ve 42 nolu parselleri 5 yıllığına diğer davalı …’a kiraladığını, 18 nolu parsellerde diğer davalılarında murislerinden gelen payı olduğunu öne sürerek kira sözleşmesinin iptaline ve geçersizliğine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan …, davacılar ile diğer davalı …’in anlaşarak kendisini mağdur etmeye çalıştıklarını,davacı tarafın dava açma sıfatının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılardan …, 3. kişilerden haciz gelmemesi için aralarında senet yaptıklarını, taşınmazları gerçekte kendisinin ektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalılar arasında yapılan kira sözleşmesinin muvazaalı olması nedeniyle davanın kabulüne ve İmamoğlu Noterliğinin 2 ocak 2002 gün ve 4 sayılı kira sözleşmesinin iptaline ve geçersizliğine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. İptal davası borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastı ile yaptığı hukuki işlemlerin alacaklı yönünden iptali amacı ile açılır. Bu tür davalarda iptal kararı verilebilmesi için borcun tasarruf tarihinden önce doğması ve davacı tarafından yapılmış ve kesinleşmiş bir icra takibinin bulunması gerekir. Yine taşınmazın kiralanmasına ilişkin sözleşmelerin ancak tapu siciline şerh verilmesi halinde tasarrufun iptali davasına konu olabilirler. Somut olayda; davacılar, borçlu davalı … tarafından diğer davalıya dava konusu edilen taşınmazların kiralanmasına ilişkin kira sözleşmesinin iptali talep edilmiş ise de, bu sözleşmenin tapuya şerh verilmediği anlaşılmaktadır. Ayrıca ortada iptale konu bir tasarrufun varlığı kabul edilse dahi kira sözleşmesi 02.01.2002 tarihli olup borcun doğum tarihi ise 30.06.2004 tarihi olmakla borç daha sonra doğmuş bulunmaktadır. Bunun dışında … dışındaki davacıların, borçlu davalı … hakkında yaptıkları bir icra takibi de bulunmamaktadır. Bu durumda, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca iptale konu olabilecek bir tasarrufun bulunmaması, bir kısım davacıların icra takibi yapmamaları ve borcun doğum tarihinin iptali istenilen kira sözleşmesinin düzenlenme tarihinden sonra olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 7.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.