Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/12757 E. 2011/3380 K. 12.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12757
KARAR NO : 2011/3380
KARAR TARİHİ : 12.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 12.4.2011 Salı günü davacı vekili … geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın sel sularında kalarak zarar gördüğünü hasar bedelinin sigorta şirketi tarafından ödenmediğini belirterek 25.000 TL. tazminatın olay tarihinden ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, olay tarihinde poliçenin ilk peşinatının ödenmemesi nedeniyle sorumluluklarının başlamadığını, kazadan sonra, ihbardan önce ödeme yapıldığını davanın davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre olay tarihinde sigortalı tarafından herhangi bir prim ödemesi yapılmadığı, ilk prim ödemesinin olaydan sonra yapıldığı davacını sigorta sözleşmesi gereğince yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
TTK’nun 1269.maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270.maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir. Sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatını almak suretiyle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Somut olayda, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankanın, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmamıştır. Bu durumda, mahkemece, dain ve mürtehin sıfatı olan banka şubesinin muvafakatı olup olmadığının araştırılması, bankanın muvafakatı sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi halde davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Kabul şekline göre; Davacı müracaat tutanağında, 16.7.2009 tarihinde saat 23.33 sıralarında havanın çok yağmurlu olması nedeniyle aracın yolda kaldığını ve sel sularından zarar gördüğünü belirtmiştir.sigorta şirketi poliçe primlerinin olaydan önce ödenmemesi nedeniyle sorumlu olmadıklarını savunmuştur..
Sigorta hukukunda kural olarak, sigorta sözleşmesinin yapılması ile sigortacının sorumluluğu başlamaz. Sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için TTK’nun 1282 ve 1295 maddeleri hükmünce, kazadan önce primin tamamının veya ilk taksidin ödenmiş olması zorunludur. Ancak; prim peşinatının rizikodan önce yatırılmaması nedeniyle sigortacının sorumluluğunun TTK.’nun 1295/3. madde hükmü uyarınca başlamadığı hallerde, sigortacının olaydan ve ihbardan, diğer anlatımla rizikoyu öğrendikten sonra primleri tahsil etmesi, sonrasında geri vermemesi ve bir ihtarla da sözleşmeyi feshetmemesi hallerinde, sigortacının sözleşmeyi ayakta tutması halinde, tahsil öncesi gerçekleşen rizikodan sorumludur.
Taraflar arasındaki kasko sigorta poliçesi 16.5.2009 tarihinde düzenlenmiş, peşinat ve primlerin taksitle ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı taraf 16.7.2009 tarihinde saat 12.22 de sigorta şirketine faks çekerek poliçe peşinatının kredi kartından çekilmesini istediğini ancak sigorta şirketinin kazadan sonra çektiğini savunmuştur. Davalı … yazılarından davacı sigortalının faks
mesajının 16.7.2009 tarihinde saat 12.22.’de teslim alındığı ve sisteme giriş yapıldığı anlaşılmıştır. Kaza tarihi itibariyle ödeme yapılmamış, olaydan sonra davacının hesabından 17.7.2009 tarihinde peşinat çekilmiş, ayrıca sigortalı da peşinatı yatırmış, sonraki aylara ait prim taksitleride tahsil edilmiştir. Davacı tarafından faks talimatı verildiği tarihte kazadan önce sigorta şirketi tarafından prim borcunun kredi kartı hesabından çekilmemesinin sorumluluğu sigortalıya yüklenemez
Bu durumda mahkemece, sigorta şirketinin meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun kabulü ile işin esası incelenerek sonunca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 825,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.