Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/5055 E. 2011/10598 K. 15.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5055
KARAR NO : 2011/10598
KARAR TARİHİ : 15.11.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Uşak 3. İcra Müdürlüğünün 2009/4826 sayılı takip dosyasından, 15.4.2010 tarihinde haczedilen mahcuzların müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlu …’ın huzurunda yapıldığını haciz sırasında borçlulara ait çok sayıda belge bulunduğunu, davacıyla borçlular arasındaki işyeri devrinin muvazaalı ve mal kaçırmaya yönelik olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, mahcuzların davacıya ait olduğunu belirterek davanın kabulünü istemiştir.
Davalı …, haciz adresini üç yıl önce davacıya sattığını belirterek davanın kabulünü istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; haciz yapılan işyerinin icra takibi ve hesap katinden önce 25.10.2008 tarihinde davacı tarafından davalı borçlulardan devir alındığı ve o tarihten beri de davacı tarafından işletildiği işyeri devrinin muvazaalı olduğuna dair delil tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 18.5.2010 tarihinde haczedilen menkullerin davacıya aidiyetine, şartları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
Dava konusu 15.4.2010 tarihli haciz borçlu …’ın huzurunda yapılmış olup haciz mahallinde borçluya ait pekçok belge bulunduğundan İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup karine aksinin davacı 3.kişi tarafından ispatlanması gereklidir. Davacının delil olarak sunduğu belgelerin tamamı takip konusu 7.3.2006 tarihli kredi sözleşmesinden sonra olup (borcun doğumundan sonra) sunulan faturalardan haciz adresindeki işyerinin ve mahcuzların davalı borçlular tarafından davacıya devredildiği anlaşılmaktadır.
Borçlunun haciz sırasında hazır olması ve borçlu adına pekçok belgenin haciz tutanağına eklenmiş olması karşısında borçluların ticari faaiyetlerine davacının adıyla devam ettikleri, muvazaalı işyeri devrinin iyiniyetli alacaklılara karşı hüküm ifade etmiyeceği,bir an için devrin muvaazalı olmadığı kabul edilse bile ticari işletme devri niteliğindeki işlemin İİK 44 ve BK 179. maddeki yasal prosedüre uyularak yapıldığının iddia ve ispatlanamadığı, BK.179 madde gereğince işyeri devri nedeniyle işletme borçlarından devir alanın sorumlu olacağı gözönüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun olmayan gerekçeyle davanın kabülü isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlanıhnın kabülü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 15.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.