Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/9156 E. 2011/10604 K. 15.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9156
KARAR NO : 2011/10604
KARAR TARİHİ : 15.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle davalı … ‘un 16.5.2001 tarihli borçtan sonra dava konusu satışı yaptığı, 21.9.2005 ve 8.12.2005 tarihli haciz tutanaklarıyla İİK 105. madde anlamında aciz halinde olduğunu gösterdiği, davacının süresi içerisinde dava konusu taşınmazın satışını talep etmemesinin tek başına davanın reddine sebep teşkil etmiyeceği, taraf delilleri toplanarak İİK 278-280-282 ve 283 maddelere göre değerlendirilme yapılarak ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazın bilirkişilerce tespit edilen bedeli ile satış bedelleri arasında fark bulunmadığı, davalıların kötü niyetli olduklarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK 280/1.maddeye göre malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceği, İİK 283/2 maddeye göre de iptal davası 3.şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa bu değer nispetinde 3.şahıs nakten tazmine (takip konusu alacak ve ferileriyle sınırlı olarak) mahkum edileceği hükmünü içermektedir.
Somut olayda, dava konusu taşınmaz davalı …’e 31.5.2005 tarihinde, davacı alacaklı tarafından 8.5.2003 tarihinde konulan ve 10.5.2005 tarihinde yenilenen hacizle birlikte satılmış, davalı borçlu tarafından süresi içersinde satış istenmediği gerekçesiyle açılan Mersin 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2005/434-439 E-K sayılı ilamıyla 10.5.2005 tarihli yenileme haczi kaldırılmıştır.
Dava konusu takibe ilişkin ödeme emri davalı borçluya 24.4.2003 tarihinde Tebligat Yasasının 21.maddesine göre tebliğ edilmiş tebligat evrağı mahalle muhtarı olan davalı 3.kişi …’e bırakılmıştır.
Dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre davalı 3.kişi …’in dava konusu taşınmazın bulunduğu mahallenin muhtarı olduğu, ödeme emrinin Teb.Kanunun 21.maddesi gereğince kendisine bırakıldığı, dava konusu taşınmazı sonradan iptal edilse de alacaklının koydurduğu hacizle birlikte satın alması ğibi hukuki ve fiili olgular birlikte değerlendirilerek 31.5.2005 tarihli tasarruf yönünden davalı 3.kişi …’in borçlunun amacını ve durumunu bilebilecek kişilerden olup olmadığı, İİK 280/1, 283/2 madde şartlarının oluşup oluşmadığı tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 15.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.