Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2010/6415 E. 2011/4569 K. 04.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6415
KARAR NO : 2011/4569
KARAR TARİHİ : 04.07.2011

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 114 ada 2 parsel sayılı 6793,54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 4753 sayılı Yasaya göre oluşan tapu kaydına dayanılarak ve …’ın işgalinde olduğu belirtilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline ancak, davacı yönünden mülkiyetinin tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın tutunduğu Nisan 326 tarih ve 25 sayılı sicilden gelen 3.12.1999 tarih 8 ve 9 sayılı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza uyduğu, diğer yandan davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının da gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı tarafın dayandığı tapu kaydı keşifte uygulanmadığı gibi uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita da keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte açıkta pay kalmayacak şekilde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, taşınmazın davacının dayandığı tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, dava konusu taşınmazın kaydın kapsamı içerisinde kaldığı saptandığı takdirde, anılan tapu kayıtlarının 3.12.1999 tarih ve 40 sayısında açıklandığı üzere 16/20 payının Yüksekova havaalanı için kamulaştırıldığı dikkate alınarak açıkta kalan 4/20 payın davacı tarafın miras bırakanı ‘a ait olup olmadığı saptanmalı, davacı tarafın tutunduğu tapu kapsamındaki taşınmaz kamulaştırılmış ise kamulaştırma yoluyla bedel alındığı için davanın reddine, tapu kaydının uymaması ve kamulaştırılan 16/20 pay içerisinde davacı tarafa ait pay tapusunun bulunmaması halinde şimdiki gibi davanın kabulüne karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.