Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/5043 E. 2011/10676 K. 17.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5043
KARAR NO : 2011/10676
KARAR TARİHİ : 17.11.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalı …’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazın çıplak mülkiyetini davalılardan Kumru Kermen’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiş, yargılama sırasında aynı taşınmazın çıplak mülkiyetinin M-K Deri Tekstil ve Pazarlama San. ve Tic. …ne ayni sermaye olarak konulduğunu öne sürerek adı geçen şirketi de davaya dahil etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece İİK.nun 278/3 maddesi uyarınca davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış olup, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İptal davasından maksat İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarruflarının butlanına hükmettirmektir. Böyle bir davanın açılabilmesi için her şeyden önce davacının tasarrufu yapan davalı borçluda kesinleşmiş bir alacağının bulunması, bu alacak hakkında icra takibi yapılması ve takibin kesinleşmesi gerekir. Somut olayda davacının borçlu davalı … hakkında İstanbul 14. icra müdürlüğünün 2004/11492 sayılı takip dosyası ile icra takibi yaptığı, borçlunun bu takibe itiraz etmesi nedeniyle İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/536 esas sayılı dava dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı ancak davalı …’in borcunun olmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece borçlu davalının kesinleşmiş borcunun bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.