YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3306
KARAR NO : 2011/4960
KARAR TARİHİ : 28.07.2011
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan … tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece miras bırakan …’in ….,isimli iki ayrı kızı bulunduğu ve her ikisine de mirastan pay verilmesi gerektiği halde iptali istenilen mirasçılık belgesinde davacı …’ın ketmedildiği ve kendisine mirastan pay verilmeyerek mirasçılık belgesinin hatalı düzenlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, önceki günlü mirasçılık belgesinin iptaline ve yenisinin verilmesine karar verilmiş ise de, yapılan yargılama ve verilen karar usul hükümlerine uygun düşmemiştir.
HUMK.nun 73. maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan temel hukuk kuralına göre, hakim tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremeyeceği gibi, aynı Kanunun 74. maddesi hükmüne göre de mahkeme tarafların iddia ve savunmaları ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin istekten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi de olanak dışıdır. Bunun yanında aynı Kanunun 388/2. maddesi hükmünde mahkeme kararlarında tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin gösterileceği, 388/son ve 389. maddeleri hükmünde de, hüküm fıkrasında istek sonuçlarının herbiri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, hükmün infaza elverişli biçimde ve infazda kuşku yaratmayacak şekilde kurulması gerektiği
açıklanmıştır. Bu olguların sonucu olarak mahkemece dava dilekçesi ve duruşma oturum gününün davacı ile hakkında dava açılan tüm davalılara yöntemine uygun olarak tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması, duruşma oturumuna geldiklerinde davalılardan da davaya karşı diyecekleri ve delillerinin sorulup saptanması, gösterecekleri delillerin toplanması, karar verilirken davacı talebinin aşılmaması, gerekçeli karar yazılırken karar başlığında davacı ve davalıların herbirinin ad ve soyadlarının doğru olarak gösterilmesi ve herbir davalı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi, taraf olmayan kişilerin karar başlığında gösterilmemesi gerektiği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince, dosyanın incelenmesinden davacının Harran ilçesi, …Köyünden, …TC kimlik numaralı … olduğu, …ve diğer mirasçılar ile Akçakale Nufus Müdürlüğünü hasım göstererek daha önce Akçakale Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/68-105 esas ve karar sayılı dosyasında verilen mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu öne sürüp iptalini istediği, yeni mirasçılık belgesi verilmesi konusunda bir talepte bulunmadığı, mahkemece dava dilekçesi ve duruşma oturum gününün sadece diğer davalılara tebliğ edildiği, davalılardan Akçakale Nufus Müdürlüğüne tebliğe çıkartılmadığı ve taraf teşkilinin sağlanmadığı, buna rağmen yapılan yargılama sırasında toplanan delillerden miras bırakan …’in …., isimli iki ayrı kızı bulunduğunun ve önceki günlü mirasçılık belgesinde davacı …’ın gösterilmeyerek ketmedildiğinin belirlenmesi üzerine davanın kabulüne şeklinde karar verildiği, ancak Akçakale Nufus Müdürlüğünün gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilmediği ve hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığı, davacı Harran ilçesi …Köyünden … olduğu halde gerekçeli karar başlığında davacı olarak…., Köyünden ….,’ın gösterildiği, davacının adının davalılar arasında 17. sırada da ayrıca gösterilerek hükümde karışıklık yaratıldığı, davacının yeni mirasçılık belgesinin de verilmesi konusunda bir talebi bulunmadığı halde bu olgu gözardı edilerek sadece önceki günlü mirasçılık belgesinin iptali ile yetinilmesi gerekirken talep aşılarak yeni mirasçılık belgesinin de verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan yargılama ve verilen hükmün bu nedenlerle az yukarıda açıklanan usul kurallarına aykırı olduğu kuşkusuzdur. Usul hükümleri gözardı edilerek yargılama yapılamaz ve hüküm verilemez.
Hal böyle olunca mahkemece öncelikle Akçakale Nufus Müdürlüğünün de davalı olduğu gözetilerek dava dilekçesi ve duruşma oturum gününun bu davalıya da tebliğe çıkartılması ve taraf teşkilinin sağlanması, duruşma oturumuna geldiğinde davaya karşı diyeceklerinin ve delillerinin sorulması, göstereceği delillerin toplanması, …TC kimlik numaralı davacı …’ın …., Köyü Hane: .., Cilt: …, Sayfa: …,de …., soyadı ile nufusa kayıtlı iken evlenerek Şanlıurfa Merkez ilçe …., Köyü Cilt:…, Hane: …’e gittiği ve ….,soyadını aldığı Evlenme İlmuhaberindeki bilgilerden anlaşılmakla kızlık hanesindeki kayıtları ile burada bulunması gereken doğum tutanağının, bu haneye başka yerden nakil gelmiş ise o yerdeki kayıtlarının ilgili Nufus Müdürlüğünden getirtilerek incelenmesi, ikiz doğum sözkonusu olmadıkça bir kadının aynı tarihte iki doğum yapmasının ve doğan çocukların her ikisine de aynı adın verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu da gözetilerek miras bırakanın gerçekten …., adlı iki ayrı kızı bulunup bulunmadığının duraksamasız belirlenmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, gerekçeli karar yazılırken davacı ve davalıların kimliklerinin hüküm yerinde doğru olarak gösterilmesi, davalı Akçakale Nufus Müdürlüğü hakkında açılan dava yönünden de olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili dahi sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin ödenen temyiz harcının istek halinde davalı …’e iadesine, 28.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.