Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/11841 E. 2013/14634 K. 31.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11841
KARAR NO : 2013/14634
KARAR TARİHİ : 31.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı aracın tek taraflı kazada hasara uğradığını, davalıya ihbar yapıldığını, eksperce ve mahkemece hasarın tespit edildiğini, davalının zarar bedelini tam olarak ödemekten kaçındığını ileri sürerek, 14.700,00 TL. araç hasar bedeli ile 14 günlük iş kaybı zararının faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın sigorta genel şartlarına aykırı davranarak hasarın artmasına neden olduğunu, müvekkilince dava konusu kaza sonucu oluşan hasar miktarının belirlenerek onarımı yapan servise ödendiğini, başkaca sorumluluğun kalmadığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulü ile 14.700,00 TL.nın yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Kasko Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kasko sigortasının kapsamı, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.1 maddesinde etraflıca düzenlenmiştir. Teminat dışında kalan zararlar da A.5 maddesinde sayılmıştır. Genel Şartların 5.8 nci maddesinde
sigorta kapsamına giren bir olaydan doğmadıkça ve böyle bir olayla sonuçlanmadıkça taşıtın mekanik,elektrik ve elektronik donanımında meydana gelen her türlü arızaların, kırılmaların ve lastiklerde meydana gelen zararların teminat dışı olduğu açıklanmıştır. Ancak, bu durum, zararın meydana geldiği mekanik, elektrik ve elektronik aksamıyla sınırlıdır.
Öte yandan, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının Koruma Önlemleri ve Kurtarma başlığı altındaki B.2. Maddesinde “Sigortalı ve/veya sigorta ettiren, işbu söz1eşme ile temin olunan rizikoların gerçekleşmesinde zararı önlemeye, azaltmaya ve hafifletmeye yarayacak önlemleri almakla yükümlüdür…” hükmüne yer verilmiştir.
Davacı vekili olay nedeniyle eksperce ve mahkemece hasarın tespit edildiği, ancak davalının zarar bedelini tam olarak ödemekten kaçındığı iddiasıyla dava açmış, davalı vekili ise sigortalı araç sürücüsünün riziko meydana geldikten sonra aracı mevcut hali ile muhafaza etmeyip Poliçe Genel Şartları’nın B.2 nci maddesine aykırı şekilde hareket ettirmesi nedeniyle ayrıca (zarar arttırılarak) mekanik zarara sebebiyet verildiğini, aracın her türlü teknik donanımının ve uyarı sisteminin bulunduğunu, uyarılara aldırış edilmediğini, bu nedenle, 1.ve 2. hasarların ayrılarak sigorta teminatı kapsamında kalan ve eksperce tespit edilen ilk hasar bedeli 2.863,40 TL.nın onarımı yapan servise ödendiğini, sigortalının kendi kusuruyla arttırılan 2.hasarın sigorta teminatı dışında kaldığını savunmuştur.
Buna göre, sigortalı aracın direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sebebiyle tarlaya girerek aracın alt kısımlarında bir hasar oluştuğu (1.olay) sabit olup, uyuşmazlık; sürücünün ilk olaydan sonra aracı kullanmaya devam ederek hasarı ağırlaştırıp ağırlaştırmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/172 D.İş sayılı tespit dosyasından alınan bilirkişi raporunda özetle; aracın (ilk olarak) karter kısmının taşa çarpma sonucu delindiği, karterden yağ boşalması üzerine motor yatağının eridiği, aracın uyarı göstergesinin bulunduğu, aracın ilk hasarda sonra kontağı kapatılmadığı için zararın arttığı, sürücünün bu şekilde aracı bir süre daha kullanımı sonucu motorun yatak sardığı açıklanmıştır. Mahkemece bu konunun açıklığa kavuşturulması için yeterli inceleme yapılmamıştır.
O halde, HUMK.nun 275 (HMK.md.266) ve devamı maddelerine göre çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda ihtisas sahibi kimselerin dinlenmesi ve rapor alınması gerektiğinden, mahkemece dosyanın konusunda uzman bilirkişi veya heyetine tevdii edilerek, yukarıda açıklanan ilkeler, iddia ve savunma ile kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, sigortalı aracın teknik özellikleri ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu edilen hasarın niteliği itibariyle ilk hasardan sonra sürücü tarafından zararı önlemeye yarayacak tedbirlerin alınıp alınmadığı ve hasarın arttırılmasına sebebiyet verilip verilmediği, ilk çarpma nedeniyle meydana gelen hasar miktarı ile varsa; aracın hareket ettirilmesi sebebiyle meydana gelen (arttırılan) hasar miktarının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek ve meydana gelen çelişkileri giderecek şekilde belirlenmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık bir rapor alınması ve davalı tarafından yapılan ödeme miktarı da göz önünde bulundurularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.