Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/2104 E. 2022/4214 K. 30.05.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2104
KARAR NO : 2022/4214
KARAR TARİHİ : 30.05.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.12.2018 tarih ve 2018/565 E. – 2018/632 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın yaptığı kazada, araçta yolcu olarak bulunan davacıların eşi/annesi …’nın öldüğünü, ölüm olayı nedeniyle davacıların manevi zarara uğradıklarını, davalı sürücünün kazada tam kusurlu olduğunu belirterek toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Konforlu Serhad Tur. San. Tic. A.Ş. vekili, kazaya ilişkin ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalı sürücüye atfedilen tam kusuru kabul etmediklerini, kazanın lastik patlaması nedeniyle meydana geldiğini, istenen tazminatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 21.05.2018 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ nin 2012/161Esas 2013/90 Karar sayılı dosyası, alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında; davalı …’ in asli kusurlu olduğu, yolcu olan müteveffanın herhangi bir kusurunun olmadığı, TBK 56. Maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmü bulunduğu, manevi tazminatın miktarının tayininde tarafların sıfatı, işgal ettikleri makam, gelir durumları, haksız fiilin ağırlığı gibi durumlar dikkate alınarak tazminatın zenginleştirici ve fakirleştirici etki yapmaması hususları göz önüne alındığı, dosyadaki tarafların gelir durumları, özellikle davalılardan birinin A.Ş olması, davalı …’ in olayda tam kusurlu oluşu, davacıların yakınını kaybetmesi sonucu yaşadıkları elem ve acı, kaza tarihindeki paranın alım gücü, kazada zarar görenlerin çokluğu, dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile davacılar için ayrı ayrı 25.000.-TL’ şer manevi tazminatın olay (16.03.2012) tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.842,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı şirketten alınmasına, 30/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.