Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/2755 E. 2022/4507 K. 06.06.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2755
KARAR NO : 2022/4507
KARAR TARİHİ : 06.06.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kocaali Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.10.2020 tarih ve 2018/323 E. – 2020/221 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların ortak murisi …’nin ölümü ile murise ait kasadan bir miktar para ve borçlusunun davalı …, alacaklısının muris … olan 30.000,00 TL miktarlı bir bono çıktığını, bu bonoya istinaden davalı-borçlu …’nin tüm kardeşlere 7.500’er TL pay vereceğini kabul ve taahhüt ettiğini ancak davalının bu parayı müvekkiline ödemediğini, müvekkilinin bonoyu icraya koydurmak istemesi üzerine bonoda tediye tarihi bulunmadığından müvekkilinin murisin ölüm tarihini yazarak bononun tediye tarihini doldurduğunu ve icra takibi başlattığını, davalının haksız ve mesnetsiz bir şekilde bu durumu koz olarak kullandığını ve evrakta sahtecilik suçlaması ile şikayette bulunduğunu ileri sürerek 7.500,00 TL’nin murisin ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu bononun zamanaşımına uğradığını, ayrıca bedelinin ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının el birliği ortaklık şeklinde diğer murislerle beraber terekeye sahip olduğu, terekenin belirli paylara ayrılmadığı ve tamamının bir bütün halinde tasarruf edilebilir şekilde olduğu, ancak davacının bu haliyle tereke üzerindeki payına ilişkin talepte bulunduğu, el birliği ile ortak olunan bu mülkiyete ilişkin olarak ancak diğer murislerle beraber dava açılması gerekirken davacının tek başına böyle bir dava açtığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, miras hakkına dayalı olarak açılan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Asıl ve birleşen davalarda senet alacaklısı görünen muris …’nin vefatı ile geriye çocukları …, …, … ve … kalmıştır. Bu kişilerden …’nin asıl davanın davacısı olarak, diğer mirasçılar … ve …’nin de birleşen dosyada dördüncü mirasçı …’ye karşı dava açmış olmaları nedeniyle mirasçıların tamamının davalarda yer aldığı, dolaysıyla taraf teşkilinin sağlandığının kabulü ile işin esasına girilerek davanın görülmesi gerekirken yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 06/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.