Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/7036 E. 2010/2019 K. 08.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7036
KARAR NO : 2010/2019
KARAR TARİHİ : 08.03.2010

T.C.
Y A R G I T A Y
17.HUKUK DAİRESİ

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlulardan …’un alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Eskil 72, 949, 1132, 961, 957 parselde kayıtlı taşınmazlarını 2.2.2005 tarihinde davalı …’a onunda 961 parsel nolu taşınmazı 4.2.2005 tarihinde borçlunun amcası …’a, … ise Eskil 72, 949, 991, 1134,5568, 5569 ve 2 parselde kayıtlı taşınmazlarını 2 parselde kayıtlı taşınmazlarını 2.2.2005 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiş, 24.12.2008 tarihli duruşmada dava konusu 5568 ve 5569 parsel nolu taşınmazlarla ilgili talebini atiye bırakmıştır.
Davalı borçlular savunma yapmamıştır.
Davalı … vekili, dava konusu taşınmazları ipotek ve hacizle alıp ipotek ve hacizleri ödediklerini, davacının davalı … aleyhine yaptığı 2004/2101 Esas sayılı takibe konu borcun kendileri tarafından ödendiğini, dava konusu 5568 ve 5569 parsel nolu taşınmazların takip konusu borca mahsuben davacının talebi doğrultusunda yeğeni …’a devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, davalı …’un dava dışı …’e borcu olduğunu bu borca karşılık müvekkiline ait 980 parselin … verilip karşılığında dava konusu 961 parselin alındığını bu satıştan davacının da bilgi sahibi olup satışa muvafakat ettiğinden haczi kaldırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu 5568 ve 5569 parsel nolu taşınmazların davalı 3. Kişi … tarafından dava dışı …’a onun tarafından da …’a satıldığı, davacı tarafından bu parseller yöünden atiye bırakma talebinin davalı … ve Mustafa vekilleri tarafından kabul edilmediği ve davanın takip edildiği, bu durumda davalı … aleyhine 5568 ve 5569 parseller için açılan davanın tazminat davası veya davaya dahil edilmek suretiyle tasarrufun iptali davası olarak devam edilmemesi nedeniyle reddine, davalı … aleyhine 5568 ve 5569 parsel sayılı taşınmazlar için açılan davanın 24.12.2008 tarihinden itibaren davacı ve davalı … tarafından takip edilmediği ve yasal 3 aylık süre dolduğundan HUMK’nun 409/5 madde gereğince açılmamış sayılmasına, borçlular ile davalı … arasında yapılan diğer taşınmazlara ilişkin tasarrufların tapudaki satış bedelleri ile gerçek bedelleri arasında fahiş fark olduğu ve davalı …’in kötüniyetli olduğu gerekçesiyle İİK.nun 278/III-1, 280/1 maddeleri, davalı …’a yapılan tasarruf yönünden ise davalı …’nın borçlu Mehmet’in amcası olması nedeniyle İİK.nun 280/1, 278/III maddeler gereğince iptale tabi olduğu gerekçesiyle davalı … ile … arasında … ile Eskil ilçesi 949, 991, 1134, 72 ve 2 parsel nolu taşınmazların satışına ilişkin 2.2.2005 tarihli tasarrufun … 1 İcra Mdürlüğünün 2004/2101 Esas sayılı dosyası üzerinden ve Eskil İcra Müdürlüğünün 2004/177 talimat sayılı dosyasına konu asıl alacak ve eklentileriyle sınırlı olarak iptaline, davacıya haciz ve satış yetkisi tanınmasına, davalı … ile … arasında … Eskil ilçesi 72, 949, 1132, 957 nolu parsellerle ilgili 2.2.2005 tarihinde davalı … ile … arasında … Eskil 961 parsel nolu taşınmazla ilgili 4.2.2005 tarihinde yapılan tasarrufların Eskil İcra Müdürlüğünün 2005/901 Esas, 2005/81 Talimat sayılı dosyasına konu alacak ve ferileriyle sınırlı olarak iptaline, davacıya haciz ve satış yetkisi tanınmasına karar verilmiş, hüküm davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Dava, konusu 5568 ve 5569 nolu parseller davalı borçlu … tarafından davalı …’a onun
tarafından dava dışı …’a … tarafından da …’a satılmıştır. Davacı vekili 24.12.2008 tarihli duruşmada bu parseller yönünden talebini atiye bırakmış, davalı … vekili atiye bırakma istemini kabul etmiyerek davanın reddini savunmuştur.
Bu parseller yönünden davalı … hakkındaki dava bedele dönüştürülmediğinden veya yeni malikler davaya dahil edilmediğinden … yönünden davanın reddine, aynı parseller için davacı ve borçlu davalı … yönünden davanın HUMK.nun 409/5 maddesine göre açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İİK.nun 282. Madde gereğince borçlu ve onunla hukuki işlem yapan 3. şahıs arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan aynı parsellerle ilgili borçlu ve 3. Şahıs yönünden aynı kararın verilmesi gereklidir. Söz konusu 5568 ve 5569 parseller yönünden her iki davalı açısından da davanın esastan reddine kararı verilmesi gerekirken davalı 3. şahıs yönünden red davalı borçlu yönünden HUMK.nun 409/5 madde gereğince davanın açılmamış sayılmasına biçiminde hüküm tesisi doğru değil ise de, bu husus temyiz edenin sıfatı gözönüne alındığında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına davalı … ve …’un borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmasına göre, davalılar … ve … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Tasarrufun iptali davalarında harç ve vekalet ücreti alacak miktarı ile tasarrufa konu malın tasarruf tarihindeki değeri karşılaştırılarak düşük olan değer üzerinden hesaplanır. Mahkemece bu kural benimsenmiş olmasına rağmen davalı …’un tasarrufları yönünden 15.6.2006 tarihli aciz belgesindeki 37.164,00 TL alacak miktarı, tasarruf değerinden daha az olduğundan bu miktar üzerinden harç ve reddedilen 5568 ve 5569 parseller yönünden davalı … yararına vekalet ücretine, davalı …’un tasarrufları yönünden ise tasarruf değeri olan 54.636,00 TL alacak miktarından (84,801 Tl’den) az olduğundan bu miktar üzerinden harç hesaplanması gerekirken, davalı … yönünden alacak miktarının 27.831,70 TL, davalı … yönünden tasarruf değerinin 22.400 TL kabul edilmesi ve bu değer üzerinden harç ve davalı … yararına vekalet ücreti hesaplanması doğru değil bozma nedeni ise de, bu yanılgının
giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün harç ve vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ;Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 18. maddesindeki “… 954,22 TL.nin” ibaresinin hükümden çıkarılmasına yerine”…4.116,00 TL…. ” ibaresinin yazılmasına hükmün 19. maddesi ile a,b, c bentlerinin hükümden tamamen çıkarılmasına 19.bend yerine ” Alınması gerekli 4.957,20 TL harçtan peşin alınan 999.00 TL’nin mahsubu ile bakiye 3.958,20 TL harcın..”
a)bendi yerine “1.609,29 TL’sin davalılar … ve …’dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına”
b)bendi yerine ” 1.826,78 TL’sinin davalılar … ve …’dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına”
c)bendi yerine “521,93 TL’sinin davalılar …, … ve …’dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye gelir kaydına” yazılarak hükmün HUMK.nun 438/VII maddesi gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 4.198,50 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar … ve …’dan alınmasına 9.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.