YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11351
KARAR NO : 2012/11141
KARAR TARİHİ : 16.10.2012
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Müdürlüğü
DAVALI (KÜÇÜK) : …
Taraflar arasındaki koruma kararı istemine ilişkin davada İzmir 2. Çocuk Mahkemesi ve İzmir 4. Aile Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü;
-K A R A R-
Dava, 15.07.2005 günü yayınlanıp yürürlüğe giren 5395 Sayılı Çocuk Koruma Yasasının 9/1 maddesi gereğince onyedi yaşındaki çocuk hakkında acil koruma kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İzmir 2. Çocuk Mahkemesince adı geçen çocuğun suça sürüklenen çocuk değil korunmaya muhtaç çocuk kapsamında bulunduğu, 5395 sayılı yasanın 26. maddesi gereğince çocuk mahkemelerinin suça sürüklenen çocuklarla ilgili koruyucu ve destekleyici tedbir kararı almakla görevli olduğu dolayısıyla bir suça karışmayıp sadece bedensel zihinsel ahlaki sosyal ve duygusal gelişimi ve kişisel güvenliği tehlikede olan korunmaya muhtaç çocuklar hakkında koruma tedbiri alma görevinin Aile Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
İzmir 4.Aile Mahkemesi ise, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Yasasının 5/1-a Maddesi gereğince, danışmanlık tedbiri alma görevi, Çocuk Mahkemesinin bulunduğu yerlerde doğrudan Çocuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle İzmir Çocuk Mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.İzmir 2. Çocuk Mahkemesince adı geçen çocuğun suça sürüklenen çocuk değil korunmaya muhtaç çocuk kapsamında bulunduğu, 5395 sayılı yasanın 26. maddesi gereğince çocuk mahkemelerinin suça sürüklenen çocuklarla ilgili koruyucu ve destekleyici tedbir kararı almakla görevli olduğu dolayısıyla bir suça karışmayıp sadece bedensel zihinsel ahlaki sosyal ve duygusal gelişimi ve kişisel güvenliği tehlikede olan korunmaya muhtaç çocuklar hakkında koruma tedbiri alma görevinin Aile Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
../…
– 2 –
2012/11351
2012/11141
Dosya kapsamından, hakkında koruma kararı verilmesi istenen küçüğün herhangi bir suçun faili olmadığı anlaşılmaktadır.
2828 Sayılı Yasanın 22. maddesinde ” Korunmaya muhtaç çocukların reşit oluncaya kadar bu Kanun hükümlerine göre kurumca kurulan sosyal hizmet kuruluşlarında bakılıp yetiştirilmeleri ve bir meslek sahibi edilmeleri hususundaki gerekli tedbir kararı yetkili ve görevli mahkemece alınır.” hükmüne yer verilmiştir.
5395 Sayılı Çocuk Koruma Yasasının 5/1-c maddesi de “bakım tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi halinde, çocuğun resmi veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılması veya bu kurumlara yerleştirilmesine” şeklindedir.
Koruma kararı verilmesi istenen çocuk 5395 Sayılı Kanunun 3. maddesinde belirtilen suça sürüklenen çocuklardan da değildir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 6. maddesine göre bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede olan veya manen terk edilmiş durumda bulunan küçüğü ana ve babadan alıp, bir aile ya da kuruma yerleştirmeye ilişkin tedbirlerin Aile Mahkemesince alınabileceği hükme bağlanmıştır. Benzer şekilde 2828 Sayılı Kanun uyarınca korunmaya muhtaç çocuklar hakkında koruma kararı alma, koşullarının varlığı halinde korunma kararının uzatılması ve korunma kararının kaldırılmasına ilişkin karar verme 4787 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 18.01.2003 tarihinden itibaren Aile Mahkemesinin görev alanına girmiştir.
Bu durumda, çocuk hakkındaki koruma kararı verilmesine ilişkin davanın Aile Mahkemesinde görülmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince İzmir 4. Aile Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 16.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.