YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9553
KARAR NO : 2011/6521
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 177 ada 6 parsel sayılı 19184.07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve arkadaşları, yasal süresi içinde satış senedi ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 177 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davacılar … ve arkadaşları adına eşit paylarla tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacılar lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahallinde yapılan keşifte beyanına başvurulan mahalli bilirkişi ve tanıklar, taşınmaz üzerinde davacı tarafça sürdürülen zilyetlik hususunda çelişkili beyanlarda bulunmuşlardır. Ne var ki, mahkemece beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesine çalışılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı hususları etraflıca sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli; alınan beyanlar ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerin beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde giderilmeye çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmeli, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı tarafın zilyetliğinin bulunmadığı ya da iktisaba yeterli süreye ulaşmadığı sonucuna varıldığı takdirde davanın reddine çekişmeli taşınmazın tespit maliki davalı adına tesciline karar verilmesi gerekeceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.