YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/228
KARAR NO : 2010/3439
KARAR TARİHİ : 13.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davalı … vekili ve davalı … (…) Sigorta A.Ş vekili ve davalı … Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, asıl dosyada davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları araçların neden olduğu kaza sonucunda müvekkillerinin çocukları olan ve araçta yolcu olarak bulunan …’nin hayatını kaybettiğini ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile davacı … için 13.937,89 TL, davacı … için 12.395,73 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve ayrı ayrı15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan sigorta şirketleri maddi tazminattan sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline, birleştirilen dosyada, müvekkillerinin kardeşlenin hayatını kaybetmesi nendeni ile toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı … vekili ve davalı … şirketleri vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
Davalılar, … ve … adına dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, müteveffanın kazanın meydana gelmesinde müterafik kusuru bulunmadığı gerekçesi ile, biirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne, davacı … için 11.719,06 TL, davacı … için 13.709,18 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan, ayrı ayrı 7.500,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ve davalı … (…) Sigorta A.Ş vekili ve davalı … Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı … vekilinin yukarıdaki 2 numaralı bent kapsamı ile davalı aleyhine kurulabilecek hüküm sonucu değişecek hususlar saklı kalmak üzere yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı HUMK’nun 388’inci maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Aynı kural HUMK’nun 389’uncu maddelerinde de tekrarlanmıştır. Bununla birlikte, birleştirilen her dosya bağımsızlığını korur, birleştirilen dosya yönünden ayrı hüküm kurulması gerekir. Mahkemece, birleştirilen dosyadaki talepler yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru değil, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı iki ayrı sigorta şirketi aleyhine hüküm kurulduğu halde, tek bir sigorta şirketi var gibi, bir sigorta şirketinin isminin parantez içinde yer alması da infazda tereddüt doğrucağından, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
4-Kabule göre de; davalı … (…) Sigorta A.Ş ve davalı … Sigorta A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince, her iki sigorta şirketinin de sigortaladığı araç ticari araç olmadığı halde, yasal faize hükmedilmesi gerekirken ticari faize hükmedilmesi isabetli değildir.
5-Ayrıca, davalı … (…) Sigorta A.Ş ve davalı … Sigorta A.Ş aleyhine manevi tazminata hükmedilmediği halde, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat yönünden belirlenen vekalet ücretinden davalı … şirketlerinin sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
6-Yine, davalı … şirketleri aleyhine sadece maddi tazminata hükmedildiği halde, maddi ve manevi tazminat tutarı yönünden belirlenen harçtan, davalı … şirketlerinin de diğer davalılar ile birlikte sorumlu tutulması isabetli değildir.
7-Davalı … (…) Sigorta A.Ş, 04.07.2007 tarihinde kısmi ödeme yapmış olup, 27.04.2009 tarihli bilirkişi raporunda davacıların destekten yoksun kalma tazminatı rapor tarihindeki verilere göre hesaplandığı halde, yapılan kısmi ödemenin mahsubunda, yapılan ödemenin rapor tarihine güncelleşmeden mahsup edilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin, 4, 5 ve 6 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … (…) Sigorta A.Ş ve davalı … Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının, 7 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … (…) Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …, davalı … (…) Sigorta A.Ş, davalı … Sigorta A.Ş ‘ye geri verilmesine 13.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.