YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5646
KARAR NO : 2012/7991
KARAR TARİHİ : 25.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin trafik sigortacısı olduğu araçta gerçekleşen kazada, eşinin vefat etmesi sebebiyle davalıya 06.09.2007 tarihinde 32.207,39 TL ödeme yapıldığını, ancak davalının aracın kusurlu sürücüsü olması sebebiyle aslında tazminatı hak etmemesine rağmen sehven ödeme yapıldığını, bu paranın geri alınması için Söke İcra Müdürlüğünün 2009/4939 Esas sayılı dosyasıyla davalı aleyhine takip başlattıklarını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, süresinde zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile Söke 1. İcra Müdürlüğünün 2009/4939 esas sayılı dosyasında 32.207,39 TL asıl alacak yönünden davalının itirazının iptaline, takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı istirdat iddiasıyla gerçekleştirilen takibe yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davacının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araç, davalı … idaresindeyken 25.06.2007 tarihinde gerçekleşen kazada, araçta yolcu olarak bulunan Gülgün Ömek vefat etmiş, sürücünün kusur oranına göre davacı tarafça davalıya 06.09.2007 tarihinde 32.207,39 TL tazminat ödemesi yapılmıştır. Daha sonra 25.06.2009 tarihinde davacı … şirketi, davalının aracın sürücüsü olması ve kazada kusurunun bulunması sebebiyle, aslında davalının tazminat talep etme hakkı olmadığı iddiasıyla icra takibine başlamış, davalı yanca süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur. Açılan davada da, davalı taraf süresinde zamanaşımı def’ini ileri sürmüştür.
Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan istirdat talebine ilişkin olup, istirdat davaları BK’nun 60. maddesinde belirlenen 1 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerine tabidir. Buna göre davacı, ödeme yaptığı veya verdiği şeyi geri almaya hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıllık süre içerisinde davasını ikame etmek zorundadır. Dava açma süresinin ne zaman başlayacağının tespiti, somut olaya göre değerlendirilmelidir.
Somut olayda, davacı aracın trafik sigortacısı olup, kendisine kazayla ilgili tüm belgelerin ibrazından sonra yaptırılan aktüer incelemesi sonucu 06.09.2007 tarihinde davalıya 32.207,39 TL ödemede bulunmuştur. Sürücünün kim olduğunun ve kusur durumunun açıkça anlaşıldığı bu belgeleri inceleyip, değerlendirerek sonucuna göre tazminat ödemesi yapan davacı şirketin, aslında davacıya ödeme yapmak zorunda olmadığını Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava dilekçesinin 08.06.2009 tarihinde kendilerine tebliği ile öğrendikleri iddiasını kabul etmek mümkün değildir. Davacı, ödeme tarihi itibariyle ödeme yapmak zorunda olup olmadığını anlamasına yarayacak tüm belgelere vakıftır. Bu durumda, öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin ödeme tarihinden itibaren başlatılması gerekmektedir. Hal böyle olunca da; ödeme tarihi ile takip tarihi arasında, öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin ziyadesiyle dolmuş olduğu anlaşılmaktadır.
Kaldı ki; BK’nun 62. maddesine göre, “Borçlu olmadığı şeyi ihtiyariyle veren kimse hataen kendisini borçlu zannederek verdiğini ispat etmedikçe onu istirdat edemez.” Söz konusu tazminatı ihtiyariyle ödeyen davacı … şirketi, ödemeyi yaparken düştüğünü iddia ettiği hatayı usulüne uygun delillerle ispatlayamamıştır. Davacının davasının bu yönüyle de reddi gerekmektedir.
Yukarıda açıklananlar ışığında, davacının açtığı itirazın iptali davasının anılan gerekçelerle reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozma sebebi yapılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA
, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 25.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.