YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3832
KARAR NO : 2012/7812
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 14.500 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, aracın sovtaj değerinin 5.800 TL olduğunu, davalı tarafın olayda tamamen kusurlu olduğunu, davalıların ihtara rağmen hasar bedelini ödemediklerini belirterek şimdilik bakiye 8.600 TL’nın ödeme tarihinden işleyecek ticari faizi ile (davalı … şirketinin protokol gereği ticari faizin 5 puan fazlasıyla sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş vekili sigortalının kusuru oranında azami 15.000 TL poliçe limiti ile sorumluluklarının bulunduğunu, temerrüde düşürülmediklerini, olayın haksız fiilden kaynaklanması sebebiyle yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … …, olay tarihinde aşırı yağış olduğunu, kendisinin kaza yapıp yol kenarında bekleyen araca çarptığını, kendi aracına da bir başka aracın çarptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 8.600 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, TTK’nun 1301.maddesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı ve davalı … şirketlerinin de imzalarının bulunduğu ve 1.4.2005 tarihinde yürürlüğe giren “sigorta şirketlerinin birbirlerine olan rücu taleplerinin hızlandırılması hakkında protokolün 2/A maddesi uyarınca davalı … şirketinin temerrüt tarihinin belirlenmesi ve 5.maddesi gereğince de olayda ek puan ilave edilerek ticari faize karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda davacı vekili şimdilik müvekkiline sigortalı araçta meydana gelen bakiye 8.600 TL’nın ödeme tarihinden işleyecek ticari avans faiziyle (davalı … Sigorta AŞ’den ise protokol gereği ticari-avans faizinin 5 puan fazlasıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafın toplam zararının 8.700 TL olduğu tesbit edilmiş, mahkemece davacının talebi ile bağlı kalınarak 8.600 TL tazminatın, davanın haksız fiile dayalı olması nedeniyle ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, temerrüt faiz oranının yasal olarak kabul edilmesi nedeniyle davanın kısmen kabul kısmen reddine şeklinde hüküm kurularak davalı … şirketi lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Dosya kapsamına göre davacı davalı … şirketine hitaben 27.7.2010 tarihli yazı ile kasko sigortalı araçta meydana gelen hasarın %100 kusur oranına göre 8.700 TL’sının teminat dahilinde kendilerine ödenmesini talep etmiş; yazı ekinde poliçe, ekspertiz raporu, trafik zaptı, ibraname suretleri ile faturayı ibraz etmiştir. Davalı … Sigorta A.Ş zarar veren diğer davalılara ait aracın … şirketi olup, olay tarihinde maddi hasarlarda araç başına azami 15.000 TL poliçe limiti ile sorumluluğu bulunmaktadır ve davacının talebi poliçe limiti kapsamındadır. Davalı … şirketi 18.8.2010 tarihli cevabi yazısında kendi sigortalısı (davalı …‘ın) kusuru kabul ettiğine ve davacıya kaskolu araca çarptığına dair beyanının gönderilmesini istemiştir.
Mevcut olmayan bir belgenin ibrazı istenemez. Davacı tarafından davalı sigortacıya gönderilen belgeler inceleme ve değerlendirme için yeterlidir. İş bu dava 28.9.2010 tarihinde açılmış olup davalı sigortacının dava açılmadan önce 2918
sayılı KTK’nun 98 ve 99.maddeleri gereğince temerrüde düşürüldüğü sabittir. Davacının sigortalısına hasar bedelini ödeme tarihi 22.12.2009 olup tüm davalılardan bu tarihten itibaren temerrüt faizi istenmiş, mahkemece faizin başlangıç tarihi talep doğrultusunda 22.12.2009 olarak kabul edilmiş ve hüküm kurulmuştur. Davalı … şirketi bu tarihten sonra temerrüde düşürülmüş ise de aleyhinde kurulan hükmü temyiz etmemiştir. Temyiz edenin sıfatına göre tüm davalılar bakımından ödeme tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulü zorunludur. Ayrıca davalı taraf aracının kamyonet vasfında ticari nitelikteki araçlardan olması sebebiyle sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden de ticari faize hükmedilmesi gerektiği gibi davacının asıl alacakla ilgili 8.600 TL tazminat talebinin tamamı yönünden dava kabul edilmiş, asıl alacağın ferilerinden olan faiz oranının ticari yerine yasal olarak kabulü de davanın kısmen reddine karar verilmesini gerektirmediğinden bu nedenle davalı sigortacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi sonucu doğmaz.
Bu durumda mahkemece davalı taraf aracının ticari nitelikte olması nedeniyle sigorta şirketi dışındaki davalıların ticari (avans) faiz ile sorumlu tutulması, davalı … Şirketinin Sigorta Şirketlerinin Birbirlerine Olan Rücu Taleplerinin Hızlandırılması Hakkında Protokol’ün ilgili maddeleri uyarınca avans faizine 5 puan eklenerek temerrüt faizinden sorumluluğuna karar verilmesi, davanın asıl alacak miktarı yönünden reddedilen kısmı bulunmadığından davanın tamamen kabulüne hükmedilip davalı sigortacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değil bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1.bendinde yazılı “davanın kısmen kabulü ile 8.600,00 TL’nın 22.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına ve yerine davanın kabulü ile 8.600 TL’nın 22.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile (davalı … Sigorta A.Ş yönünden protokol gereği ticari faize 5 puan eklenmek suretiyle) ibaresinin yazılmasına ve yine hüküm
fıkrasının 5.bendinde yazılı “davalı şirket kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine” ibarelerinin hükümden tamamen çıkartılmak suretiyle hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.