YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10356
KARAR NO : 2010/4466
KARAR TARİHİ : 11.05.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Ankara 12.İcra Müdürlüğünün 2008/6990 Esas sayılı dosyasından, davalı 3.kişi bankaya İİK’nun 89/1 maddesi uyarınca çıkarılan haciz ihbarnamesine karşı, borçluya ait hesapta bulunan para üzerinde kredi sözleşmesi gereğince banka lehine rehin hakkı bulunduğundan bahisle itiraz edildiğini, belirterek İİK’nun 99.maddesi gereğince 3.kişinin istihkak iddiasının reddi ile banka yetkililerinin İİK’nun. 89/4 ve 338/1.maddesi uyarınca cezalandırılmalarını talep etmiştir.
Davalı 3.kişi banka vekili, borçlu ile 14.11.2007 tarihinde imzalanan kredi sözleşmesi gereğince, verilen kredi rehinle güvence altına alındığını riskin gerçekleşmiş olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın İİK’nun 99. Maddesi gereğince açılan dava olarak nitelenmesi gerektiği ve alınan bilirkişi raporu ile bankanın muaccel alacağı bulunmadığının anlaşıldığından bahisle davanın kabulüne,banka yetkilileri ile ilgili cezalandırılma talebinin reddine karar verilmiş; hüküm davalı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK”nun 99. maddesine dayalı olarak açtığı istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
2009/10356
2010/4466
Dosya içeriğinden takip konusu alacağın 06.06.2008 tarihli çeke dayandığı 03.07.2008 tarihinde takibin başladığı ve 07.07.2008 tarihinde davalı bankaya İİK’nun 89/1 maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi tebliğ edildiği ve 08.07.2008 tarihinde bankaca hesaptaki paranın banka lehine rehinli olduğu iddiası ile itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
28.05.2009 tarihli bilirkişi raporunda, davalı banka ile borçlu arasında 14.11.2007 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşmenin 6.maddesi gereğince, borçlunun bankadaki her türlü hak ve alacağı üzerinde davalı bankanın rehin ve hapis hakkı bulunduğu,haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği 08.08.2008 tarihinde muaccel bir alacağı bulunmamakla birlikte 18.08.2008 tarihi itibari ile 3 ayrı hesaptan toplam 15.945,00 TL alacaklı bulunduğu 19.08.2008 tarihli ihtarname ile hesabın kat edildiği ve borçluya ihtarname gönderildiği belirlenmiştir.
Davalı banka lehine rehin hakkı, takip konusu alacaktan önce doğmuştur. Bu hakkın kullanılması için gerekli koşulların oluşması yani banka alacağının muaccel hale gelmesi, rehin hakkının varlığını etkilemez.
Bu durumda mahkemece, davacı alacaklının davasının reddi ile bankadaki hesabın 3.kişi bankanın rehin hakkı ile yükümlü olarak haczedilmesine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3.kişiye geri verilmesine 11.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.