YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/211
KARAR NO : 2011/6201
KARAR TARİHİ : 20.10.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, temyize konu edilen 440 ada 251 parsel sayılı 385,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına, 440 ada 257 parsel sayılı 593,22 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satış nedeniyle davalılar … ve … ile davacı … ve dava dışı …ile …adlarına, 440 ada 259 parsel sayılı 653,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına, 464 ada 1 parsel sayılı 1.652,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle davalı … ile davacı … ve dava dışı …ile …adlarına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda doğru taşınmazlara süresi içinde dava açılmadığından söz edilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde, çekişmeli parsellerin “Kuşdili” Köyünde olduğunu bildirmiş ancak yargılama sırasında “Kuşdili”nin, …Köyü’nün mezrası olduğu anlaşılmıştır. Davacı, parsel numaralarını ve davalıları doğru olarak göstermiştir. Hal böyle olunca, söz konusu yanlışlığın maddi hatadan ibaret olduğunu ve davanın …Köyü 440 ada 251, 257, 259 ve 464 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara yönelik bulunduğunu kabulde zorunluluk vardır. Dava, askı ilan süresi içinde açılmıştır. Hakkında askı ilan süresi içinde dava açılmış bulunan taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleştirilmiş bulunması hukukça değer taşımaz. Bu nedenle mahkemece, davanın …Köyü 440 ada 251, 257, 259 ve 464 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar hakkında ve askı ilan süresi içinde açıldığı kabul edilerek işin esasına girilmek gerekirken değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Kabule göre de, süresi içinde açılmayan davada mahkemenin görevsizliğine karar verilmek gerekirken, davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır. Davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 20.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.