YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8645
KARAR NO : 2011/3129
KARAR TARİHİ : 05.04.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, borçlu hakkında Nevşehir 1.İcra Müdürlüğünün 2007/948 Esas sayılı dosyasından takip başlattıklarını, borçlunun adına kayıtlı Silivri Büyükçavuşlu Beldesi,18 pafta, 2017 nolu parseldeki taşınmazını takipleri sonuçsuz bırakmak için davalı 3.kişiye devrettiğini belirterek borçlu ve 3.kişi arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı …, duruşmaya gelmemiş ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Davalı borçlu vekili, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın borcun doğumundan sonra düşük bedelle davalı 3.kişiye satılmasının alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava,İİK’nun 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davanın kabulüne karar verildiği halde HUMK.’nun 389. maddesi uyarınca, hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddütü gerektirmeyecek şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte olması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde icra dosya numarası belirtilmeden hüküm kurulması ve tasarrufun sadece alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı borçlu vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 nolu bendindeki ibarenin çıkartılarak yerine ”Davanın Kabulü ile Silivri Büyükçavuşlu Beldesi,18 pafta,2017 nolu parseldeki taşınmazı üzerinde davacıya İİK’nın 283/I fıkrası gereğince Nevşehir 1.İcra Müdürlüğünün 2007/948 esas sayılı icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde cebri icra yetkisi tanınmasına,” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı borçludan alınmasına 5.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.