YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1470
KARAR NO : 2010/4798
KARAR TARİHİ : 27.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında icra takibi yaptıklarını ancak borçlu davalının alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile eniştesi olan davalı …’e ve onun akrabaları olan diğer davalılardan Fahrettin ve Cemil’e muvazaalı olarak borçlandığını, yine kendisine ait olan taşınmazları kardeşi olan davalı … ile davalılardan …’a sattığını öne sürerek B.K. 18. maddesi veya İİK. hükümleri uyarınca yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılardan Hayrettin, Fahrettin ve … davacının iddialarının soyut olduğunu, alacaklarının gerçek olduğunu savunarak davanın reddini istemişler, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece davacı tarafın B.K. 18. maddesine dayalı davasının reddine, İİK.nun hükümlerine göre davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı tarafa cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2010/1470
2010/4798
Bir davada taraflarca öne sürülen maddi olayların hukuki değerlendirmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak HUMK’nun 76.maddesi gereğince hakimin doğrudan görevidir. Somut olayda; davacı, davalı borçlu tarafından yapılan tasarrufların BK.nun 18. maddesi olmadığı takdirde İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca iptalini talep ederek tek bir maddi vakıa ve nedene dayanarak dava açmış mahkemece ayrı ayrı davalar gibi görülerek BK.nun 18. maddesine göre açılan davanın reddine, İİK. hükümlerine göre açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece HUMK.nun 76. maddesi uyarınca ileri sürülen maddi olgu ve bulgulara uyan yasa maddelerini uygulamak ve hukuki nitelendirmesini yaparak karar vermesi gerekirken yazılı olduğu üzere davaların ayrı açılmış gibi karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.