YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7557
KARAR NO : 2011/3458
KARAR TARİHİ : 14.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı … davalı … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili davalılardan …’nun müvekkillerine olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını, ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazların bir kısmını çocukları olan davalılar …ve… …’a, bir kısmını ise kardeşinin eşi olan davalı … …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiş, ayrı ayrı açılan davalar birleştirilmiştir.
Davalılar …, … ve … davanın reddini istemiş, diğer davalı ise cevap vermemiştir.
Mahkemece borçlu davalı ile davalılar… ve …’ya ilişkin davanın İİK.nun 278. maddesi uyarınca kabulüne, davalı …’e yönelik davanın ise kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili ile davalılar… ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya arasındaki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, borçlu davalı …’in 3. kişi konumundaki …ve…’in babaları olmasına, İ.İ.K.’nun 278/1 maddesine göre baba ile çocukları arasında yapılan ivazlı yada ivazsız tasarrufların bağışlama hükmünde sayılacağının öngörülmesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göredavalılar… ve … vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2)Davacı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Aynı yasanın 278/III-1 maddesi uyarınca karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarrufların bağışlama hükmünde olmakla iptale tabi olmalarına, yine aynı yasanın 280/1 maddesine göre malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemlerin, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füru ile üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımları evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu bildiği farz olunacağı hükmünü içermektedir. Somut olayda; borçlu davalı … 586 ada 31 sayılı parsel üzerindeki 10 ve 11 nolu dükkanlardaki paylarını kardeşinin eşi olan diğer davalı …’ya tapuda satış yaparak devretmiştir. Her ne kadar davalılar bu satışın diğer paydaşlarla birlikte kendi aralarında yaptıkları 18.05.2004 tarihli protokol sonucu müşterek mülkiyetin tasfiyesi amacı ile yapılan işlem olduğunu ve alacaklılardan mal kaçırma gibi bir amaçlarının olmadığını ileri sürmüş ve mahkemece de davalıların bu savunmaları doğrultusunda yapılan satışın aslında davalılar arasındaki protokol hükümlerinin yerine getirilmesi amacı ile yapıldığından davalı …’ya yapılan satışın iptaline yönelik davanın reddine karar verilmiş ise de davalılar arasında düzenlenen 18.05.2004 tarihli ve resmi niteliği olmayan protokol, her zaman için düzenlenebilecek türden bir belge olduğundan bu belgenin üçüncü kişileri bağlayıcı niteliği bulunmamaktadır. Kaldı ki tapudaki devir işlemi taksim değil, satış olarak yapılmıştır. Bu durumda borçlu davalı … ile üçüncü kişi olan davalı … arasında kanunda yazılı derecede yakın akrabalık bulunması, yine davalı …’in borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılması nedeniyle mahkemece dava konusu 586 ada 31 sayılı parsel üzerindeki 10 ve 11 nolu dükkanlara ilişkin davanın gerek İİK.nun 278/III-2 ve gerekse 280/1-2 maddeleri uyarınca kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar… ve … vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun aleyhlerindeki hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile dava konusu 586 ada 31 sayılı parsel üzerindeki 10 ve 11 nolu dükkanlara ilişkin hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 7.733,10 TL kalan harcın temyiz eden davalı … ve …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı …’a geri verilmesine 14.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.