Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/9287 E. 2010/4560 K. 13.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9287
KARAR NO : 2010/4560
KARAR TARİHİ : 13.05.2010

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Gaziosmanpaşa 3.İcra Müdürlüğünün 2007/620 Talimat sayılı takip dosyasında müvekkilinin işyerinde 8.3.2007 tarihinde haczedilen mahcuzların müvekkiline ait olduğunu, borçlunun daha önce müvekkili ile aynı işhanında bir alt katta faaliyet gösterdiğini, borçlu ile aralarında herhangi bir bağ bulunamdığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını haczin ödeme emri tebliğ edilen adreste yapıldığını, haciz sırasında herhangi bir belge ibraz edilmediğini, sonradan sunulan belgelerin herzaman teminin mümkün olduğunu davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlular davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, borçlunun haciz uygulanan adreste bulunmadığı, bir alt katta faaliyet gösterilen adresi terk ettiği, mahcuzların davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile muhcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd. maddelerine dayanarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu taşınır mallar, borcun dayanağı olan senetlerde belirtilen, ödeme emrinin de tebliğ edildiği adreste haczedilmiştir. İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.
2009/9287
2010/4560
3.kişi haciz sırasında işyerini içindeki menkullerle birlikte dava dışı …’dan devraldığını ileri sürmüş, buna dair kira ve satış sözleşmesi sunmuş ise de davacının delil olarak dayandığı adi kira ve satış sözleşmeleri HUMK.nun 289 maddesine göre alacaklıyı bağlamaz. Keza, işyerini daha önceden işlettiği ileri sürülen … çevrede tanınmadığı gibi adına herhangi bir vergi kaydı da bulunamamıştır. Ayrıca, haciz mahallinde önceden borçlunun faaliyet gösterdiği, borcun doğumundan sonra 3.kişinin 15.11.2006 tarihinde faaliyete başladığı da belgelerle sabittir. Başka güçlü delillerle desteklenmeyen vergi kaydı, yasal karinenin aksini tek başına ispata yeterli değildir. Soyut düzeydeki tanık anlatımlarının da karinenin aksini ispata elverişli olmadığı açıktır. Tüm bu maddi ve hukuki olgular karşısında alacaklı yararına olan karinenin aksi kanıtlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 13.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.