YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8556
KARAR NO : 2013/9823
KARAR TARİHİ : 24.06.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacıya ait davalıya kasko sigortalı aracın karışmış oldu trafik kazası sonucu hasarlandığını hasar bedelinin başvuruya rağmen ödenmediği belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 7.500,00 TL hasar tutarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, kasko sigortalı aracın dolmuş olarak kullanılması nedeniyle rizikonun poliçe kapsamında bulunmadığını ve tazminat isteminin yüksek olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre davacı aracının ticari olarak kullanıldığının anlaşılmasına göre davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6762 sayılı TTK.’nın 1290. maddesi ve Kasko Sigortası Genel Şartları”nın C.2.2. maddesi uyarınca, sigorta ettiren kimse sigortacının sözleşme yapılırken gerçek durumu bildiği takdirde sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır koşullarda yapmasını gerektirecek bütün hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğü yerine getirmemiş olması her ne kadar sigortacıya gerçeği öğrendiği tarihten itibaren bir ay içerisinde sigortalının kastı varsa akitten cayma … verirse de, sigortalının kastı yoksa, yani ihlâl kusura dayanıyorsa bu hak rizikonun gerçekleşmesinden sonra kullanılamaz, sigortacının orantılı tazminat ödemesi gerekir.
Dosya içeriğine göre, dava konusu aracın ticari olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında tanzim edilen poliçede aracın “rent a car,taksi,dolmuş, ” olarak kullanılması halinde teminat dışı olacağına dair özel bir şartın bulunduğu görülmüştür. Ancak davacıya kasko sigortalı aracın minibüs türündeki aracın ruhsat bilgilerinde aracın ticari olduğu, yolcu nakli için kullanıldığı ve aracın plakasının M tipi ticari plaka olduğu anlaşılmıştır. Bu bilgiler dahilinde sigortacı tarafından aracın kasko sigorta sözleşmesinin düzenlendiği anlaşılmış, sigortacının sözleşmeyi yaparken gerçek durumu bildiği görülmüştür. Bu durumda mahkemece, hususi olarak sigortalanan araç için tahakkuk ettirilen prim ile aracın ticari olarak kullanılacağının bilinmesi durumunda ödenmesi gereken prim miktarının, davalı dışındaki sigorta şirketlerinden davacıya ait aracın özellikleri bildirilerek sorulması suretiyle belirlenerek arasındaki orana göre hasardan proporsiyon indirimi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.