YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1634
KARAR NO : 2010/3679
KARAR TARİHİ : 20.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … Yayıncılık A.Ş tarafından baskıya hazırlanan ve … Yayıncılık A.Ş’nin imtiyaz hakkına sahip bulunduğu “…, … …, …, …, …, …, …” gazetelerinin yayın patent, faydalı model, marka tanıtım işaretleri gibi sınai mülkiyet hakları ile reklam satış ve yayınlama haklarının imtiyaz sahibi … Yayıncılık A.Ş tarafından 6.9.2002 tarihli marka inhisarı Lisans Sözleşmesi ve 1.10.2002 tarihli … Yayıncılık ve Marka Lisans Sözleşmesi ile davalı … Dergi Basım Yayıncılık San. Ve Tic. A.Ş’ne devredildiğini, bu devirlerin davalı borçlu … Yayıncılık A.Ş’nin kesinleşen vergi borçlarının tahsilini engellemek amacıyla yapıldığını belirterek 6.9.2002 ve 1.10.2002 tarihli sözleşmelerinin iptaline tahakkuk eden reklam gelirleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı … Yayıncılık A.Ş vekili, tasarruf konusu sınai hakların borçluya değil, davalı … Yayıncılık A.Ş’ne ait olduğunu, taraf olmadıkları bir sözleşmenin dava konusu yapılamıyacağını, dava konusu sözleşmelerin … Yayıncılık A.Ş’nin TMSF ve diğer amme alacaklarının ödenmesi amacıyla TMSF’nin onayıyla yapıldığını, davacı tarafından haczedilen malların borcu karşılamaya yeterli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Yayıncılık A.Ş vekili, işbölümü itirazı nedeniyle … Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğunu, borçlu … Yayıncılık A.Ş’nin iptali istenen sözleşmenin tarafı olmadığını ” … Gazetesi” isim hakkının vergi borcu bulunan … Yayıncılık A.Ş’ne ait olmayıp müvekkili … Yayıncılık A.Ş’ye ait olduğunu isim hakkına ilişkin yayın-lisans sözleşmesinin … yayıncılık A.Ş ile davalı … arasında yapıldığını, … gazetesinin borçlu şirket ile ilgisi olmadığını, sözleşmenin ivazla ve TMSF’nin onayıyla yapıldığını, aynı konuda açılan … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/1727 Esas sayılı davasının reddedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Dergi Basım Yayıncılık San. Tic. A.Ş vekili, Taraflar, … ve … Gazetelerinin müvekkili şirket tarafından yayınlanmadığından talebin bu gazetelere ilişkin kısmının dayanağı olmadığını, …, … …, … …, … …, … gazetelerinin imtiyaz haklarının ise vergi borçlusu … Yayıncılık A.Ş’ne ait olmayıp vergi borcu bulunmayan … Yayıncılık A.Ş’ne ait olduğunu, iptali istenen sözleşmenin borçlu ile değil, … Yayıncılık A.Ş ile yapıldığını ve TMSF tarafından onaylandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davacı tarafından davalı borçlu … Yayıncılık A.Ş’nin borcunu karşılamaya yeter derecede haciz işlemi yapıldığı, iptali istenen 6.9.2002 ve 1.10.2002 tarihli tasarruf işlemleri … Yayıncılık A.Ş ile … Gazete A.Ş arasında düzenlenmiş olup vergi borçlusu … Yayıncılık A.Ş’nin bu işlemlerde taraf olmadığı gibi söz konusu işlemlerle borçlu şirkete ait herhangi bir mal varlığı unsurunun da … Gazete A.Ş’ne devir ve temlik edilmediği, sadece … Gazetesinin isim hakkının davalı … A.Ş tarafından lisans ücreti karşılığında kullanılması devredilmekte olup davacı idarenin alınacak lisans ücreti üzerinden 6183 sayılı yasa gereğince alacağını takip ve tahsil imkanı olduğu davalı şirketlerin ayrı tüzel kişiliğe sahip olup şirket ortakları ve faaliyet alanlarının değişik olduğu, iptale konu tasarrufta vergi borçlusu … Yayıncılık A.Ş’nin taraf olmadığı, tasarrufun TMSF’nin belirlediği esas ve usuller çerçevesinde ve muvafakati ile gerçekleştirildiği bu durumda kamu borçlusu … Yayıncılık A.Ş’nin malvarlığına dahil
olduğu şüphesiz olan isim hakkının imtiyaz sahibi … Yayıncılık A.Ş tarafından davalı … A.Ş’ye muvazaalı olarak devredildiğini söylemek mümkün olmadığı gerekçesiyle yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6183 sayılı AATÜHK’nun 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Yasanın 27 ve 30. Maddelerinde borcun doğumundan sonra borçlu tarafından yapılan tasarrufların iptal edilebilmesi için borçlunun malının bulunmaması veya borca yetmemesi veya süresinde mal beyanında bulunmaması gerektiği hükme bağlanmıştır. Aynı yasanın 4108 sayılı Yasanın 11. Maddesiyle değişen mükerrer 35. Maddesi gereğince “… Tüzel kişilerle, küçüklerin ve kısıtlıların… Mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemiyeceği anlaşılan alacaklarının kanuni temsilcinin şahsi mal varlığından tahsil edileceği…” 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3505 sayılı yasanın 2.maddesiyle değişik 10/2 maddesinde de “tüzel kişiler ile küçüklerin… Vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği bu ödevlerini yerine getirmemeleri halinde tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödemeleri yerine getirmeyenlerin malvarlıklarından alınacağı” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan Türk Ticaret Kanunun 317 maddesi uyarınca ” bir anonim şirketin temsil ve yönetimi aynı zamanda karar organı olarak yetkili yönetim kurulunca yerine getireceği” hükme bağlanmıştır.
Somut olayda vergi borçlusu … Yayıncılık A.Ş olup icra takibi adı geçen borçlu aleyhine yapılmıştır. 13.6.2001, 23.7.2001, 6.2.2003 tarihli haciz tutanaklarından borçlunun borcu karşılamaya yetecek oranda malının haczedildiği ancak satış işlemlerinin yapılmadığı anlaşılmaktadır. O halde, 6183 sayılı yasanın 27 ve 30. Maddelerinde belirtildiği şekilde borçlunun malının bulunmaması veya “borca yetmemesi” şartının varlığından sözedilemez. İptali istenen tasarruf borçlu şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan … Yayıncılık A.Ş adına … tarafından yapılmıştır. … Yayıncılık A.Ş ve … aleyhine 6183 sayılı yasanın 35. Maddesi, 213 sayılı Vergi Usul Yasasının 10/2 maddesi ve TTK’nun 317. Maddeleri gereğince yapılmış bir icra takibi olmadığından anılan maddeler gereğince borçlu şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan … Yayıncılık A.Ş ve …’in sorumluluğundan bahsetmekte mümkün değildir. Mevcut delillere göre 6183 sayılı yasanın 27, 30 ve 35 maddeleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 10/2, Türk Ticaret Kanunun 317 maddelerinde belirtilen dava koşulları oluşmadığından bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddedilmesi sonucu itibariyla doğru görüldüğünden davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına 20.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.