YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10144
KARAR NO : 2010/1886
KARAR TARİHİ : 04.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi dışında davacı vekili süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’in kurum alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla …, 2255 Ada 17 parselde kayıtlı miras hissesini 12.2.2004 tarihinde babası dahili davalı …’e, … taşınmazın tamamını 7.5.2004 tarihinde davalı …’a, onunda 5.11.2004 tarihinde dahili davalılar … ve …’ya sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı … vekili, emlakçılık yapan müvekkilinin dava konusu taşınmazı iyiniyetle ve rayiç bedelle borçludan değil, borçlunun babasından aldığını ve karla …’a sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı … vekili, müvekkilinin iyiniyetli dördüncü kişi olarak taşınmazı 38.000 TL bedelle aldığını ve ödemeyi banka aracılığıyla yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı … borcun ve tasarrufun taraf olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, tolanan delillere göre dahili davalı …’nun tasarrufun tarafı olmadığı gerekçesiyle hakkındaki davanın husumet yokluğundan dahili davalı …’ın kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından
bu iki davalı yönünden davanın reddine, borçlunun mal kaçırma kastıyla babası davalı …’e, …’in de kötüniyetli davalı …’a yaptığı tasarrufun iptaline dava tarihindeki taşınmazın rayiç değerine göre 2/8 hisse karşılığı olan 14.250 TL ile ve alacak ve ferileriyle sınırlı olarak adı geçen davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı 6183 sayılı AATUHK’nun 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Yerel mahkeme kararının davacı vekiline 10.8.2009 tarihinde tebliğ edildiği temyiz dilekçesinin 15 günlük yasal süre geçirilerek 3.9.2009 tarihinde temyiz defterine kaydedildiği anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2-506 sayılı yasanın 1.12.1993 gün ve 3917 sayılı Kanunla değişik 80/6.maddesi uyarınca kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı yasanın uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde alacaklı sigorta müdürlüğünün bulunduğu yer iş mahkemesi görevli ve yetkilidir.
Bu durumda mahkemece göre hususu re’sen dikkate alınarak iş mahkemesinde bakılmak üzere görev noktasında dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken davanın esastan incelenip sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’a geri verilmesine 4.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.