YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1139
KARAR NO : 2010/4647
KARAR TARİHİ : 24.05.2010
MAHKEMESİ :Gebze Asliye 3. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücü, işleten ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın neden olduğu kazada müvekkilinin yaralandığını, bu suretle zarar gördüğünü ileri sürerek, ıslah ve ek dava ile birlikte toplam 15.775,91 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın haksız olduğunu savunmuştur.
Davalı … vekili; sürücünün kusursuz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, limit ve kusura göre sorumlu olduklarını savunmuş ve davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, toplam 15.775,91 TL maddi tazminatın üç davalıdan ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü ve belediyeden yasal faizleriyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki 2 ve 3 numaralı, davacı vekilinin ise yalnızca 3 numaralı bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2010/1139
2010/4647
2/A-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlke olarak, bir davada ıslah ile istemi artırmak için, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması gerekmektedir. Islah ile davadaki istem artırıldıktan sonra, ikinci kez ıslah yapılamayacağı gibi, istemi yeniden artırabilmek için ıslahtan sonra yeni bir ek dava açılabilmesi için de ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması gerekmektedir. Aksi halde, fazlaya ilişkin haklardan feragat edilmiş sayılacaktır.
Somut olayda, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuş ise de; ıslah dilekçesi ile istem artırırken fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmamış olup, buna göre artık yeni bir ek dava açarak istemin artırılması mümkün değildir.
Bu itibarla, davalı vekilinin temyizi haklı olup, mahkemece ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığı gerekçesiyle ek davadaki istemin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
B-Ayrıca davalı sigortadan manevi tazminat istenilmediği ve bu hususta sigorta aleyhine hüküm kurulmadığı halde, hükmedilen manevi tazminat da dahil edilerek belirlenen harç ve vekalet ücretinin tamamından davalı sigortanın sorumlu tutulması da doğru olmamıştır.
3-Diğer yandan, davalı … zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, KTK’nın 98/1, 99/1, TTK’nın 1299. maddeleri ile ZMSS Genel Şartları’nın B 2 (c) maddesi uyarınca kendisine olayın bilgi ve belgeleri ile birlikte başvurulmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Ancak, davada esasen haksız eylem sorumluluğu söz konusu olduğu için, belirlenecek bu faiz başlangıcı tarihi, gerek ıslah ile artırılan kısım için ve gerekse ek dava ile artırılan kısım için uygulanacaktır.
Bu açıklamalara göre, mahkeme kararında asıl davadaki alacağa olay tarihinden faiz yürütülmesi doğru olmadığı gibi, kabul şekli bakımından da ek davadaki istem bakımından ek dava tarihinden faiz yürütülmesi doğru olmamıştır. Mahkemece, davalı sigortaya davadan önce başvuru yapılıp yapılmadığı
2010/1139
2010/4647
araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekili ile davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin; 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle de davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün anılan taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı … şirketine geri verilmesine 24.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.