Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/1668 E. 2011/3217 K. 07.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1668
KARAR NO : 2011/3217
KARAR TARİHİ : 07.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalılardan Nuriye, Nurdan, Nurtaç ve Didar …’ın murisi Remzi …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında icra takibi yaptıklarını ancak alacağın tahsilini engellemek amacı ile kendisine ait taşınmazı davalı …’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … Asken davanın reddini istemiş, diğer davalılar ise kendilerinin Remzi …’ın mirasını reddettiklerini savunmuşlardır.
Mahkemece davalı …’ın iyi niyetli olması nedeniyle hakkındaki davanın reddine, diğer davlıların ise mirası reddetmeleri nedeniyle haklarındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. İptal davasından maksat İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarrufların iptaline hükmettirmektir. Bu davanın önkoşulu ise, tasarrufun tarafı olan borçlu hakkında yapılmış ve kesinleşmiş bir icra takibinin yapılması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin bulunmasıdır. Ön
koşulun bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Somut olayda borçlu davalı olarak gösterilen Remzi … hakkında yapılan bir icra takibi bulunmakta ise de tasarrufa konu edilen 65 sayılı parseldeki payını satan diğer bir anlatımla tasarrufta bulunan kişi… Müteahhitlik İnşaat İnşaat Proje Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olup Remzi … şirket yetkilisi olarak işlem yapmıştır. Her ne kadar sözü edilen şirket hakkında da icra takibi yapılmış ise de davada taraf olarak gösterilmemiştir. Mahkemece bu nedenle davanın reddi gerekirken yanlış gerekçe ile davalı …’ın iyi niyetli olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan harcın temyiz eden davacıdan alınmasına 7.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.