Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/6928 E. 2011/6574 K. 26.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6928
KARAR NO : 2011/6574
KARAR TARİHİ : 26.10.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 142 ada 32, 138 ada 3, 133 ada 7, 122 ada 26 ve 112 ada 4 parsel sayılı 26100, 339, 5597, 8700 ve 25090 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mirasçıları tam olarak bilinemediğinden ölü oldukları beyanlar hanesine şerh verilerek … evlatları … ve … , 140 ada 3 ve 129 ada 35 parsel sayılı 8.500 ve 8.565 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu beyanlar hanesine şerh verilen … , 123 ada 21 ve 141 ada 19 parsel sayılı 12800 ve 19900 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise, irsen ve taksimen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazların murisi … ‘dan intikal ettiği ve miras payı bulunduğu iddiası ile ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece 123 ada 21 ve 141 ada 19 sayılı parseller hakkında yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve taşınmazların tespit gibi tesciline dair verilen kararın davacı tarafça temyizi üzerine Yargıtay 16.Hukuk Dairesinin 2003/2681-2551 sayılı ve 3.4.2003 tarihli bozma ilamında özetle “Davacının taşınmazların babasından kaldığını iddia edip bu iddiasını kanıtlamak zorunda olması nedeniyle iddiasını kanıtlamak üzere olanak tanınması, bildirdiği delillerin toplanması, mahallinde keşif yapılarak taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kime kaldığı hususlarında ayrıntılı bilgi alınması, taşınmazların …’ten kalması halinde Döne’nin yaptığı satışın miras payı ile sınırlı olabileceğinin dikkate alınması, taraflarla ilgili tüm davaların birleştirilerek uyuşmazlığın çözülmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak ve tüm parseller hakkındaki davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacının davasının kısmen kabulü ile çekişme konusu 123 ada 21 ve 141 ada 19 sayılı parselin tespit gibi davalı … adına , 112 ada 4, 122 ada 26, 133 ada 7, 138 ada 3, 142 ada 32, 129 ada 35, 140 ada 3 sayılı parsellerin kök muris … oğlu … mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … vekili ile davalılar Hayri ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan dava konusu 123 ada 21 ve 141 ada 19 sayılı parsellere ilişkin hükmün hükmün ONANMASINA
2-Dava konusu 112 ada 4, 122 ada 26, 133 ada 7, 138 ada 3, 142 ada 32, 129 ada 35, 140 ada 3 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece tefhim edilen kısa kararda taşınmazların … oğlu … ‘un veraset ilamındaki payları oranında mirasçıları adına tesciline karar verildiği, hükmün gerekçe kısmında da aynı şekilde taşınmazların kök muris …’ten oğlu … ‘a kaldığı ve … ‘un mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında kök muris … ve … oğlu 01.03.1940 tarihinde ölen kök muris … mirasçıları (oğlu … ve kızı … mirasçıları) adına tesciline karar verilerek gerekçeli kararın hüküm fıkrası ile tefhim edilen kısa karar arasında çelişki yaratılmıştır.. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur. Kararların farklı ve çelişkili olması mahkemelere olan güven ilkesini zedeler. 10.4.1992 gün, 1991/7 Esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedeni oluşturur. Temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile çekişmeli 112 ada 4, 122 ada 26, 133 ada 7, 138 ada 3, 142 ada, 32, 129 ada 35 ve 140 ada 3 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, 26.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.