Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3827 E. 2011/9368 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3827
KARAR NO : 2011/9368
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

MAHKEMESİ : Ümraniye Asliye 2. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar Atilla ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalı borçlunun üzerine kayıtlı taşınmazdaki hissesini mal kaçırma amaçlı davalı …’e sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Atilla ve … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece taşınmazın satış tarihinde tapuda gösterilen değerinin rayiç değer arasında önemli bir fark bulunduğu, ayrıca davalıların anne oğul oldukları, yapılan satışın muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİY’nın 278/2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine ayrıca davalılar arasındaki akrabalığın İİK’nın 278/1 maddesinde belirtilen derece bulunmasına, bu derecedeki akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığından iptale tabi olduğunun öngörülmesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar … ve … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık İİK’nın 277 ve devamı maddeleri gereğince açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. Mahkemece dava kabul edilmiş ve dava konusu tapu kayıtlarının iptali ile davalı … adına tapuya kaydedilmesine karar verilmiştir. Oysa, İİK’nın 283. maddesiyle, tasarrufun iptali davası sabit olduğu takdirde, davacı alacaklı bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisi elde eder ve davanın konusu taşınmaz ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir kuralı konmuştur. Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. Bu nedenle tasarruf konusu mal taşınmaz ise iptal koşullarının oluşması halinde taşınmazın tapu kaydının iptaline gerek olmaksızın alacaklı davacıya cebri icra yetkisi verecek şekilde sadece tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekir. Bu itibarla mahkemenin üçüncü şahıs üzerindeki tapu kaydının iptali ile borçlu adına tapuya tesciline dair kararı usul ve yasaya uygun değildir.
3-Ayrıca tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olayda taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri alacak miktarından daha azdır. Bu durumda karar ve ilam harcının taşınmazın satış tarihindeki değeri üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde harç hesabı doğru görülmemiştir.
Ne var ki (2) ve (3) numaralı bentlerde belirtilen hususlar yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar … ve … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2 ve 3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 nolu bendindeki “muvazaa nedeni ile iptali ile davalı (Tahsin oğlu, 06.01.1965 dğ., … … adına tapuya tesciline” ibaresinin çıkarılarak, “tasarrufun”
ibaresinden sonra gelmek üzere “Kadıköy 7.İcra Müdürlüğü’nün 2008/5169 sayılı takip dosyasına konu alacak ve eklentiyle sınırlı olarak, iptaline, davacı alacaklıya tasarrufa konu bu taşınmaz hissesi üzerinde haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına” tümcesinin eklenmesine ve hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan “1.188,00” ve “918,00” rakamlarının çıkarılarak yerine “2.450.25” ve “2,180,25” rakamlarının yazılmasına hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.