Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3755 E. 2012/7589 K. 11.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3755
KARAR NO : 2012/7589
KARAR TARİHİ : 11.06.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/12292 sayılı Takip dosyasında trafik kaydına 24.07.2009‘da haciz konulan… … … plaka sayılı araçların 26.06.2009‘da noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alındığını, mülkiyetin hacizden önce davacıya geçtiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu araçların borçlu adına kayıtlı olması nedeni ile haciz koydurduklarını, bu nedenle istihkak iddiasının reddi gerektiğini, kabul edilecekse bile adına tescil yaptırmayan davacı tarafın kusurlu olduğu kabul edilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin konulmasından önce noterde yapılan sözleşme ile dava konusu üç aracın da üçüncü kişiye satıldığı, hacizden önce mülkiyetin davacıya geçtiği, satışların muvazaalı olduğu yönünde bir iddianın da bulunmadığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre alacaklı vekilinin … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/274–2010/684 sayılı kararı ile borçlu şirketin 01.12.2010’da iflasına karar verildiğini icra dosyasına bildirdiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 193/2. maddesi gereğince iflasına karar verilen borçlu hakkındaki tüm takipler ve hacizler düşeceği için hükümden sonra gelişen bu yeni durumun değerlendirilebilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
Buna göre iflas kararının onaylı bir örneğinin getirtilerek kesinleştiğinin saptanması halinde konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmeli, maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderleri ve nispi vekâlet ücreti ise davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmelidir.
Nispi vekâlet ücreti hesaplanırken de tüm araçların toplam değerine değil her bir aracın ayrı ayrı kasko değerine bakılıp bunun üzerinden ayrı ayrı hesaplama yapılmalıdır.
2-Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ:Davalı alacaklı vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 11.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.