YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6955
KARAR NO : 2011/10703
KARAR TARİHİ : 17.11.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İznik İcra Müdürlüğünün 20l0/601 talimat sayılı takip dosyasında, 20.7.2010 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacının borçlunun eşi olduğunu, haciz adresinde daha önce borçlunun faaliyet gösterdiğini, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma nedeni ile davacı eşi adına yeni işyeri açtığını, haciz sırasında borçlunun hazır bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu … duruşmada, kendi işyerini kapattığını, daha sonra davacının işyeri açtığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davacı 3.kişinin haciz sırasında istihkak iddiasında bulunduğu, davalı alacaklının bu iddiaya itiraz etmediği, İİK.nun 97/1.maddesindeki koşulun gerçekleşmediği, dava şartı bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
20.7.2010 tarihinde alacaklı vekilinin yokluğunda yapılan taşınır mal haczi sırasında hazır bulunan borçlu …, haczedilen malların davacı 3. kişiye ait olduğunu söyleyerek, 3. kişi lehine istihkak iddiasında bulunmuştur. Keza, haciz mahalline sonradan gelen 3. kişi de bu iddiayı yinelemiştir. Yasal süresi içinde yapılan bu istihkak iddiası ile dava açma süresi kesilmiştir. Haciz sırasında alacaklı vekili hazır bulunmadığından ve haciz talimat icrasınca yapıldığından, haczi yapan icra memuru, istihkak ile ilgili taleplerin asıl icra dairesince değerlendirilmesine karar vermiştir. Bunun üzerine kural olarak asıl İcra Müdürlüğünce İİK’nun 96. ve devamı maddelerinde düzenlenen prosedürün işletilmesi, İİK’nun 96/2. maddesi uyarınca istihkak iddiasına itirazlarını bildirmek üzere alacaklıya (3 gün) süre verilmesi ve verilecek cevaba göre İİK’nun 97/1. maddesinin uygulanması gerekir. Ne var ki bu mutlak bir dava açma şartı olmayıp, prosedür işletilmeden dava açılmasında (3. kişinin doğrudan dava açmasında)bir engel yoktur. Somut olayda, 3.kişinin istihkak iddiası üzerine, asıl icra müdürlüğünce İİK.nun 96/2.maddesi uyarınca düzenlenen, 3.kişinin istihkak iddiasına karşı itirazı varsa 3 gün içinde bildirmesi uyarısını içeren örnek 60 nolu (istihkak iddiasının bildirmesine dair varaka) belgenin alacaklı vekiline tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, alacaklının istihkak iddiasını kabul etmiş olduğundan söz edilemez. Mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.