Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/2517 E. 2010/4658 K. 24.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2517
KARAR NO : 2010/4658
KARAR TARİHİ : 24.05.2010

MAHKEMESİ :Üsküdar Asliye 4. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili ile davalı … Yiğit vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın müvekkillerinin desteğine çarparak ölümüne neden olduğunu, bu suretle müvekkillerinin destekten yoksun kaldığı ve manevi zarar gördüklerini ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 67.128,65 TL maddi tazminatın üç davalıdan ve 60.000,00 TL manevi tazminatın sigorta dışındaki iki davalıdan yasal faizleriyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sürücü vekili, ölenin aniden yola çıktığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunmuştur.
Davalı sigorta vekili, limitle ve kusura göre sorumlu olduklarını, temerrüde düşürülmediklerini savunmuş, 17.02.2005 tarihli dilekçe ile de 17.388,00 TL ödeme yaptıklarını ve ibraname aldıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davalı sigortanın ödeme yaptığı ve ibraname aldığı gerekçesiyle, bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer iki davalı bakımından ise davanın kısmen kabulüne, toplam 7.835,24 TL maddi tazminatın ve toplam 22.500,00 TL manevi tazminatın sigorta dışındaki iki davalıdan yasal faizleriyle tahsiline karar verilmiş; hüküm,
2010/2517
2010/4658
davacılar vekili ile davalı sürücü İ. Uğur Yiğit vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı … Yiğit vekilinin temyizine gelince, hükmedilen manevi tazminat da dosya kapsamına uygun değildir. Zira, Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, hakimin özel durumları göz önüne alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı, adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, davalı sürücü 3/8 oranında kusurlu olup, kazanın 8 yıl önce meydana geldiğinden, uygulanacak faiz de dikkate alındığında, olayın özellikleri, sorumluluğun niteliği ve olay tarihindeki paranın alım gücüne göre fazladır. Mahkemece tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve uygulanacak faiz de nazara alınarak, daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat takdir edilmek üzere, kararın davalı … Yiğit yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan İ. Uğur Yiğit vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Yiğit’e geri verilmesine 24.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.