Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9284 E. 2011/5480 K. 30.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9284
KARAR NO : 2011/5480
KARAR TARİHİ : 30.05.2011

MAHKEMESİ : Bafra Asliye 1. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; Davalı … Petrol Ltd.Şti. ile borçlu … Dayı Gıda Ltd.Şti. arasında doğrudan yapılmış bir alım-satım işlemi bulunmadığından, davada 5.kişi durumunda olduğu, edimler arasında aşırı farkın bulunduğu iddialarının … Petrol yönünden tasarrufun iptalini gerektirmeyeceği, … Petrol’e yönelik davanın kabulüne karar verilebilmesi için kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerektiği, bu nedenlerle davacıdan … Petrol Ltd. Şti’nin kötüniyetli olduğu yönündeki iddiası ile ilgili delilleri sorulmak ve tanık gösterdiğinde dinlenerek aynı şekilde … Petrol’ün de savunması çerçevesinde delilleri toplanmak ve ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davalı … Petrol Ürünleri Gıda ve İnş….Tic.Ltd.Şti’nin son maliki olduğu taşınmazlarla ilgili açılan davanın Dairemiz bozma ilamı gerekçe gösterilerek tümüyle reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tasarrufun iptali davalarında aleyhine iptal koşulları gerçekleşen 3. kişinin borçludan satın aldığı malları elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir. Somut olayda dava konusu edilen taşınmazları davalı borçlu şirketten satın alan davalı … ve ondan satın alan davalı … borçlu şirket yetkilisi Fevzi’nin halaoğulları olup davalı borçlu Şirket’in alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olmalarından dolayı taşınmazları ellerinden çıkardıkları tarihteki gerçek bedel ile sorumlu tutulmaları gerekir. Hal böyle olunca adı geçen davalıların taşınmazları ellerinden çıkardıkları tarihteki gerçek değer ile davacının alacak ve ferilerini geçmemek üzere sorumlu tutulmaları yerine yazılı ve yanılgılı değerlendirme ile bu taşınmazlar açısından davanın tümden reddine karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının, davalılar … yönünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.