YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4844
KARAR NO : 2012/13175
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, …İcra Müdürlüğünün 2007/1350 sayılı dosyasından, 02.03.2007 tarihinde davacıya ait işyerindeki malların haczedildiğini, borçlunun sigortalı işçisi olduğunu belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı, haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin, davanın kısmen kabulüne ilişkin karar Dairemizin 07.10.2010 tarih 2010/2290 Esas ve 2010/7884 Karar sayılı ilamı ile onanmış ve davacı 3.kişi vekili tarafından, anılan onama kararının hatalı olduğundan bahisle karar düzeltim isteminde bulunmuş, dava konusu haciz tutanağının 1.sırasında yer alan ayakkabı kalıbı yönünden inceleme yapılmadığından eksik inceleme yapıldığından bahisle karar düzeltme istemi kabul edilmiş ve belirtilen gerekçe ile karar bozulmuştur.Bozma sonrasında yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonucu davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava konusu haciz tutanağının 1.sırasında yer alan makina dışında kalan taşınır mallara ilişkin mahkemece verilen ilk karar davalı alacaklı tarafından temyiz edilmediği ve bu mallar yönünden verilen kabul kararı kesinleşmiş olduğundan davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava konusu haciz 02.03.2007 tarihinde borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmıştır. Bu adres aynı zamanda davacı adına 01.08.2006 tarihli vergi levhası bulunan işyeridir. Bu durumda malın borçlu ve 3.kişinin birlikte ellerinde bulundurduklarının kabulü gerekir. İİK’nun 97/a maddesi 1.fıkra 2.cümlesi gereğince borçlu ve 3.şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur. Anılan madde de geçen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır.Bu yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle kanıtlanmalıdır.
Davacı 3.kişi, haciz tutanağının 1.sırasında yer alan ayakkabı kalıbı makinası için fatura sunmuş, bu faturanın hacizli mala uygunluğu yönünde alınan ek raporda faturada marka ve özelliğinin faturada detaylandırılmadığı ancak hacze uyduğu belirtilmiştir. Sunulan fatura da ayırt edici özellik yer almadığı ve raporda hacze uygunluğu somut bulgularla desteklenmediğinden alınan ek rapora göre karine aksinin ipatlandığından söz edilemez.
Mahkemece, haciz tutanağının 1.sırasında yer alan ayakkabı kalıbı yönünden davanın reddine, diğer mallar yönünden kararın kesinleşmesi nedeniyle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davanın tümden kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.