Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9471 E. 2011/3592 K. 18.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9471
KARAR NO : 2011/3592
KARAR TARİHİ : 18.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, dava dışı …’ye ait olup, müvekkili şirkete trafik sigortalı aracın, davalıların kasko sigortacısı ve maliki oldukları araçlara çarparak hasara neden olduğunu, başvuru üzerine davalı Generali Sigorta A.Ş.’ne 5.000.00 TL, davalı …’ya 4.475.53 TL ödeme yaptıklarını, daha sonra müvekkiline sigortalı aracın kaza anı itibariyle çalıntı olduğunun ve rizikonun poliçe teminat kapsamı dışında kaldığının anlaşıldığını belirterek, bu meblağların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Generali Sigorta A.Ş. vekili, zamanaşımı def’inde bulunup, davacıya sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz, alkollü ve tam kusurlu olduğunu, KTK.’nun 107. maddesi uyarınca istirdat koşullarının oluşmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, BK.’nun 66. maddesi uyarınca, davalı … şirketine ödemenin yapıldığı ve hırsızlık olayının öğrenildiği 06.11.2007 tarihinden itibaren 1 yıllık süre içinde davanın açılmadığı anlaşılmakla, davalı Generali Sigorta A.Ş. aleyhindeki davanın zamanaşımı nedeniyle
Reddine, davalı … aleyhindeki davanın kabulüne, 4.475.35 TL’nın, bu davalıdan tahsiline, faiz talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı sigortacının, KTK.’nun 95. maddesi uyarınca tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğine, ancak kendi sigorta ettirenine karşı ileri sürebileceğine göre, davalı Generali Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, zamanaşımından reddedilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik sigorta poliçesi nedeniyle, zarar görenlere ödenen tazminatın, rizikonun teminat dışında olduğu gerekçesiyle istirdadı istemine ilişkindir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın, sigortanın kapsamını belirleyen A.1. maddesinde, “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” hükmü yer almaktadır.
KTK.’nun 95. ve ZMSS Genel Şartları’nın B.4. maddesi uyarınca, zarar görene ödemede bulunan sigortacı, tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremez. Ancak, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya miktarının azaltılmasını sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilir.
Somut olayda, sigorta ettiren dava dışı … olup, davalılar ise zarar gören araçların kasko sigortacısı ve malikidir.
Bu durumda mahkemece, davalı … hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı …’nun temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 18.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.