YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1466
KARAR NO : 2010/4650
KARAR TARİHİ : 24.05.2010
MAHKEMESİ :İzmir Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücü, İşleten ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı oldukları aracın müvekkiline ait araç ile çarpışması sonucu oluşan kazada müvekkilinin yaralandığını, bu suretle zarar gördüğünü ileri sürerek, şimdilik kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın reeskont faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sürücü ve işleten vekili, davanın haksız olduğunu savunmuştur.
Davalı … vekili, limit ve kusura göre sorumlu olduklarını savunmuş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, isteme göre 10.000,00 TL maddi tazminatın üç davalıdan ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işletenden yasal faizleriyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminak istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadığı gerekçesiyle ıslah istemi reddedilmiş ise de; bu hususta esasen dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu anlamına gelecek ifadelerin bulunması yeterli olup, bu bağlamda “şimdilik” ibaresi ile
2010/1466
2010/4650
talepte bulunulmuş olduğuna göre, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunun kabulü gerekir. Buna göre, davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunun kabulü ile ıslah isteminin değerlendirilmesi gerekirken bu istemin reddi doğru olmadığı gibi, gelinen noktada bu istemin reddi üzerine aynı amaçla açılan ek davanın birleştirilmesi isteminin reddedilmesi de usul ekonomisi açısından doğru değildir.
2-Manevi tazminat bakımından ise hükmedilen manevi tazminat dosya kapsamına uygun değildir. Zira, Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, hakimin özel durumları göz önüne alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı, adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, davalı sürücü tam kusurlu olup, davacının % 33 oranında mamul olması, kaza tarihi ve buna göre uygulanacak faiz de dikkate alındığında, olayın özellikleri, sorumluluğun niteliği ve olay tarihindeki paranın alım gücüne göre manevi tazminat miktarı azdır. Mahkemece tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve uygulanacak temerrüt faizi de nazara alınarak, adalete daha uygun bir manevi tazminat takdir edilmek üzere, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davalı … vekilinin temyizine gelince, dosyadakı bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının ise şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda, 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin diğer temyiz
2010/1466
2010/4650
itirazlarının reddine, vekalet ücretine ilişkin temyizinin ise incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 686,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı … Sigorta A.Ş’den alınmasına 24.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.