Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/10394 E. 2010/3900 K. 27.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10394
KARAR NO : 2010/3900
KARAR TARİHİ : 27.04.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait olup müvekkili şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle üçüncü şahsa poliçe limiti dahilinde 3.427 TL.sı ödeme yapıldığını, kazanın sigortalının alkollü olarak araç kullanması nedeniyle meydana geldiğini, ZMSS poliçe genel şartları gereğince rücu hakkının doğduğunu, tazminatın tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili kusur oranını ve tazminat miktarını kabul etmediklerini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre … İcra Müd. 2007/2121 sayılı dosyasına yapılan itirazın 3.427 TL asıl alacak 234,16 TL ticari faize ilişkin itirazının iptali ile takibin 3.661,16 TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı … şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın yaptığı kaza sırasında araç sürücünün alkollü olması nedeniyle üçüncü kişiye ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1.maddesinde sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarar uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı karayolları trafik kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir.
2918 sayılı KTK.nun 95/2.maddesi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B-4 maddesi hükmü uyarınca sigorta şirketi tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Taraflar arasındaki ZMSS Genel Şartları B.4.d maddesi gereğince sigorta şirketinin kendi sigortalısından kazaya karışan diğer araç için ödediği tazminatı talep edebilmesi için sigortalı veya sürücüsünün salt alkolün etkisi ile kazaya neden olması gerekir. Böyle bir durumun varlığını ispat yükü sigorta şirketine düşmektedir.Bu nedenle sürücünün aldığı alkolün oranı da doğrudan doğruya sonuca etkili değildir.
Somut olayda kazadan sonra sürücünün aldığı alkol oranının tespiti yapılmış ve 1.70 promil oranında alkollü olduğu belirlenmiş, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediği hususunda bilirkişi raporu alınmış ise de alkol ve olay yeri, hava yol şartlarının ve alkol dışındaki etkenlerin birlikte değerlendirilmesinin yapılması için nöroloji uzmanı ve makine mühendisi bilirkişiden birlikte rapor alınmamış olması doğru görülmemiştir. Mahkemece, aralarında nöroloji ve trafik konusunda uzmanın bulunduğu bilirkişi heyetine birlikte inceleme yaptırılıp, olayın oluş şekli, hava, yol durumu gibi unsurlar bir bütün olarak değerlendirilip, kazanın sadece alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da etkili olup olmadığının açıklığa kavuşturulması kazanın salt alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediğinin, tespitiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Kabul şekli yönünden; İcra takip talebinde toplam alacak üzerinden faiz talep edilmiş mahkemece 3.427 TL asıl alacak ve 234,16 TL işlemiş faiz toplamı 3.661,16 TL üzerinden takibin devamına dair hüküm kurulmuştur.
Asıl alacak miktarı 3.427 TL’sına takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulaması gerektiği halde asıl alacak ile işlemiş faiz toplamına faiz uygulanmasına neden olacak biçiminde BK.104/son maddesine aykırı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 27.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.