Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2499 E. 2011/3135 K. 07.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2499
KARAR NO : 2011/3135
KARAR TARİHİ : 07.04.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Şişli 3. İcra Müdürlüğünün 2009/16544 Esas sayılı takip dosyasında haczedilen trafikten men edilen 34 J 8316 plakalı aracın müvekkilince borçlu ile ortak olarak mülkiyeti muhafaza kaydı ile satış sözleşmesi ile 18.3.2008 tarihinde satın alındığını ileri sürerek haczin kaldırılması ile tazminat talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, aracın trafik kayıtlarında borçlu adına görünmesi nedeniyle haciz konulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava konusu aracın mülkiyeti muhafaza kaydıyla satış sözleşmesi ile dava dışı kişiden davacı ve borçlu tarafından ortak satın alındığını, alıcı olarak görülen davacı ve borçlunun paylarının sözleşmede açıkça yazılmaması nedeniyle iştirak halinde malik oldukları, diğer paydaş olan borçlunun davaya muvafakatının alınmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın ve tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, İİK.nun 96. vd.maddelerine dayanan istihkak davasına ilişkindir. Dava konusu aracın trafik kaydı üzerine 15.1.2010 tarihinde haciz şerhi konulmuş olup araç 18.3.2008 tarihli noterde düzenlenen mülkiyeti muhafaza kaydı ile satış
sözleşmeyle davacı 3.kişi ve davalı borçlu adi ortaklığına satılmıştır. Dosyada istihkak davasını açan 3.kişi ortaklardan … olup, takip borçlusu ise diğer ortak…’dir. 18.3.2008 tarihli satış sözleşmesinde ortakların payına ilişkin bir hüküm yer almamakla birlikte BK.nun 523. maddesi uyarınca ortakların ortaklıktaki paylarının 1/2 oranında olduğunun kabulü gerekir.
Borçlar Kanunu’nun 534.maddesinde bir ortağın alacaklıları haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki hissesi üzerinde kullanabilecekleri yazılı ise de, bu hüküm ortaklığa ait mal üzerinde haciz konulmasına engel değildir. Çünkü o malın içinde borçlu ortağın da hissesi vardır. Öte yandan İİK.nun 94.maddesinde ortağın hissesine haciz konulabileceği öngörülmüştür. Bu durumda olayda ortaklığın varlığı kabul edildiği takdirde borçlu ortağın payına ait haczin devamına, başka bir deyişle davanın davacı 3.kişi ortağın ortaklıktaki 1/2 payı oranında kabulü gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 7.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.