Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/3717 E. 2012/7328 K. 28.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3717
KARAR NO : 2012/7328
KARAR TARİHİ : 28.09.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Bozburun Beldesi çalışma alanı içerisindeki 330 ada 4 parsel sayılı 888.56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, gerek taşınmazın eğimi, gerekse taşlık, kayalık ve çetilik özelliği ile imar – ihya edilmiş yerlerden olmaması ve taşınmaz üzerinde zilyetlik edenin de bulunmaması sebeplerine dayanarak Kadastro Kanunu’nun 18/1. maddesi gereğince taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi talebiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde davalı yararına zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmediği kabul edilerek davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuşsa da, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dosyaya sunulmuş olan uzman ziraat bilirkişi raporunun “toprak yapısı ve bitki örtüsü” başlığını taşıyan bölümünde teras duvarlarındaki taşların çok eski yıllık taşlar olduğu, bu özelliğin taşınmazın uzun yıllar önce imar ve ihya gördüğünü göstermekte olduğunu, yine aynı bölümde çekişmeli taşınmaz toprağının, toprak yapısı itibariyle, belirli aralıklarla işlendiğinin belirtilmesine rağmen; aynı raporun sonuç kısmında çekişmeli taşınmazın taşlık kayalık ve kısmen de makilerle kaplı, tarım dışı arazi olduğunu belirtilerek rapor içinde çelişki meydana getirilmiştir. Uzman jeolog bilirkişi raporunda ise çekişmeli taşınmazın tarla vasfında tarım kültür arazisi olduğunu bildirmiştir. Yapılan keşifte yerel bilirkişiler ve tanıklar tarafından da dava konusu taşınmazın uzun yıllardır tarım arazisi olarak kullanıldığı belirtilmektedir. Bu beyanlar da bilirkişi raporu ile çeliştiği halde, çelişkiler giderilmeden karar verilmiştir. Yetersiz araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; üçer kişiden oluşacak ziraatçi ve jeolog bilirkişi kurulu hazır olduğu halde, mahallinde yeniden keşif yapılmalı, sözü edilen bilirkişi kurullarından ayrı ayrı çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ile tarımsal niteliğini bildiren, taşınmazın imar ve ihyaya konu olup olmadığı ile imar ve ihyasının ne zaman tamamlandığını, çekişmeli taşınmazın ne kadar zamandır tarım arazisi olarak kullanıldığını açıklayan, kıyı ile ilgisini belirleyen, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içeren nitelikte ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşifte hazır olacak mahalli
bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi hususlarında olaylara dayalı bilgi alınmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tespite aykırı bir sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek çelişkiler giderilmeli, bundan sonra hasıl olacak sonucu göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.