YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8224
KARAR NO : 2010/1794
KARAR TARİHİ : 08.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 152 ada 1 parsel sayılı 24,454,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalıların murisi … ve … adlarına eşit paylarla tespit edilmiştir. Davacı … ile … ve … , yasal süresi içinde irsen intikale ve mirasçılar arasında paylaşma yapılmadığı iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi … ile … mirasçıları adına eşit paylarla tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar … vekili ile … (…) ve … … (…) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli parselin tarafların ortak murisi …’a ait iken paylaşma sonucu …’e, …’in ölümü ile yapılan paylaşma sonucu da çocukları … ve …’ye kaldığı ve taşınmazın uzun süredir onların kullanımında olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı …, taşınmazın murisi (babası) 1904 doğumlu, 1973 tarihinde vefat eden …’tan kaldığını, davacılar … ve … ise babaları olan … oğlu …’tan kaldığını, paylaşılmadığını, davalılar ise dedeleri …’dan babaları olan …’e kaldığını, O’nun ölümü ile yapılan paylaşma sonucu kendilerine kaldığını iddia etmişlerdir. Taşınmazın, tarafların ortak murisi olan davacı …’nin babası ve davacı … ve …’nın dedesi olan 1904 doğumlu …’dan kaldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık kök murisin ölümünden sonra terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşma yapılmış ise, davaya konu taşınmazın kime isabet ettiği, …’e isabet etmiş ise O’nun terekesinin de paylaşılıp, paylaşılmadığı konusundadır. Mahkemece, tüm mirasçıların katılımı ile rızai ve geçerli bir paylaşma yapılıp yapılmadığı konusunda usulüne uygun yeterli bir araştırma yapılmadığı gibi, keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve yine keşifte dinlenilen tutanak bilirkişileri beyanları arasındaki çelişki de giderilmeden hüküm kurulmuştur. Doğru sonuca varmak için taraflardan iddia ve savunmaları doğrultusunda tanık göstermeleri istenmeli, önceden dinlenen yerel bilirkişi, tanıklar ve tespit bilirkişileri ile gösterilecek diğer tanıkların katılımıyla yeniden keşif yapılmalı 1904 doğumlu kök muris … …’dan kalan tüm taşınmaz mallar belirlenmeli, tutanak örnekleri getirtilip, dosyaya konulmalı, bu şekilde dosya tamamlandıktan sonra murisin tüm mirasçılarının ya da yasal temsilcilerinin katılımı ile mirasçılar arasında geçerli ve rızai bir paylaşma yapılıp yapılmadığı, paylaşmada her bir mirasçıya miras payına karşılık olmak üzere taşınmaz ya da menkul mal verilip, verilmediği, çekişmeli taşınmazın kimin miras payına düştüğü, … payına düşmüş ise, aynı şekilde O’nun terekesinin de usulüne uygun biçimde paylaşılıp paylaşılmadığı, taşınmazda kimin hangi tarihten beri zilyet olduğu olaylara dayalı biçimde tanıklar ve bilirkişilerden sorulup, saptanmalı, her bir mirasçıya verilen parsellerin tutanakları incelenerek bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, usulüne uygun, geçerli bir paylaşma olmadığının saptanması halinde mirasçılar arasında zamanaşımı hükümlerinin işlemeyeceği düşünülmeli, kök murisin 1973 tarihinde öldüğü, tespitin ise 2005 tarihli olduğu, taşınmazın davalılarca kullanımına ilişkin sürenin paylaşıma karine teşkil edecek süreye ulaşmadığı da dikkate alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.