Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/6580 E. 2012/7423 K. 07.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6580
KARAR NO : 2012/7423
KARAR TARİHİ : 07.06.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait çekici ile römorkun yurt dışında meydana gelen kazada hasarlandığını, davalının onarım bedelini ödediğini ancak aracın kazalı hali ile kurtarılması (vinç, çekme vs) için talep olunan 1.500 Euro kurtarma bedelini ödemediğini belirterek 1.500 Euro karşılığı 2.810 TL’nın 25.12.2007 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin gerçek zarardan sorumlu olduğunu, davacının kurtarma bedeline ilişkin fatura ibraz etmediğini, dosyadaki belgenin proforma fatura olup gerçek zararın varlığını ispat etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm,davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Kasko sigortası poliçesinin
teminat kısmını belirleyen A/1 maddesine göre, gerek hareket ve gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, aracın çalınması veya çalınmaya teşebbüs neticesi oluşan tehlikeler sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu belirtilmiştir.
Yine Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.1.B.1.2.ve B.2.maddelerinde; rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortalı ve/veya sigorta ettirenin, sigortalı değilmişçesine gerekli kurtarma ve koruma önlemlerini almak ve bu amaçla sigortacı tarafından verilen talimata elinden geldiği kadar uymakla yükümlü olduğu, sigortalı ve/veya sigorta ettiren iş bu sözleşme ile temin olunan rizikoların gerçekleşmesinde zararı önlemeye, azaltmaya ve hafifletmeye yarayacak önlemleri almakla yükümlü bulunduğu aranan önlemlerden doğan masrafların, bu önlemler faydasız kalmış olsa bile, sigortacı tarafından ödeneceği belirtilmiştir.
Somut olayda; davalı şirkete kasko sigortalı, davacı şirkete ait römork ve çekici araç 18.11.2007 tarihinde taşıma işi için bulunduğu Yugoslavya’da tek taraflı kaza sonucu hasarlanmıştır. Olayın davalıya ihbarı üzerine araçta meydana gelen hasar bedeli davalı … tarafından davacıya ödenmiş ancak aracın kaza mahallinden çekilip kurtarılması için davacı tarafından yapılan masraflar belgelendirilemediğinden (ispatlanamadığından) bahisle ödenmemiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf kaza sonrası davacı taraf aracının çekici ve kurtarıcı ile çekilmesine ihtiyaç olup olmadığı ve bu işlem yapılmışsa davacı tarafından belge ile ispat edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Kaza yurtdışında meydana geldiğinden yabancı ülke merciileri nezdinde davaya konu kazaya ilişkin düzenlenen belgelerin usulüne uygun şekilde tercümeleri dosyaya kazandırılmıştır. Bu belgelere göre davacı şirketin … plakalı yük aracında ön koruyucu tampon, ön bağlayıcı saç, ön sol ve sağ çamurluk, ön sağ far, ön rüzgarlık camı, kabının yan sol tarafının farkedilebilir şekilde hasarlandığı,… plakalı yarı römorkta ise yük sandığının yan sol bölümünün
Hasar gördüğü tesbit edilmiştir. Davacı aracının sürücüsü hakkında … Cumhuriyeti Voyuodina Özerk Bölgesi Bölge Ceza Mahkemesinde Trafikte Temel Güvenlik İlkeleri Kanunu’nun ilgili maddelerinde belirtilen fiili işlemek suçundan yapılan yargılama sonucu verilen 19.11.2007 tarihli kararda; sanık sürücü…’in 18.11.2007 tarihinde saat 08.15’te E-75 otoyolunda, …istikametinde seyir halinde iken, yolun 129 km’si 850 metresine geldiği sırada hakimiyetinde bulunan… plakalı yük aracıyla ve … plakalı yarı römorku ile aracın hızını, yolun genel durumuna ve özelliklerine uygun olarak ayarlamadığı, sürücünün yolun karla kaplı olmasından dolayı aracın üzerindeki hakimiyetini kaybedip yük aracının ön tarafıyla, istikamet yönüne bakıldığında yolun sol tarafında bulunan koruyucu bariyerlere çarptığı, aracın buradan geriye itilerek hareket istikametine doğru bakıldığında yolun sağ tarafında bulunan toprak alana kaydığı, daha sonra yoldan çıkıp burada durabildiği belirtilerek para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Davacı tarafça ibraz edilen 18.11.2007 tarihli … Slep Servis Kardan tarafından davacı şirket adına düzenlenen 34/2007 nolu prafaturada araçların markası ve plakaları gösterilmiş olup 100 tonluk vincin olay yerine gidiş dönüş için 90 km’den 180 km yol aldığı, römorkla birlikte yük aracının toplam 15 mt çekildiği bu işlemlerin karşılığının 3.000 Euro olduğu belirtilmiştir.
Davacı taraf işbu davada şimdilik 1.500 Euro karşılığı 2.810 TL’nın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Sigorta ve taşıma hukukçusu bilirkişi raporunda davacı aracının kaza sonucu yolun sağındaki toprak alana kaydığı, çekici ve römorkun hasarlandığının dosya kapsamından anlaşıldığı, gerçek zararın sigorta ettiren tarafından fatura ve benzeri belgelerle ispatlanması gerektiği, hasar gören römorkun zaten çekilen araç konumunda olduğu, römorkun çekilerek değil de taşıma suretiyle servise götürülmesinin gerekip gerekmediğinin, çekicideki hasarın hareket etmesine engel teşkil edip etmediği, mekanik aksamının bozulup bozulmadığının dosyadaki belgelerden anlaşılamadığı, bu hususların hasar konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla incelettirilebileceği, 18.11.2007 tarihli profaturada çekici ile römorkun servise götürülmesi ve 100 tonluk vincin olay yerine gitme ücreti ile birlikte toplam 3.000 Euro’nun teklif
edildiği ancak bu bedelin davacı tarafından ödenip ödenmediğinin belgelenmediği, hem yük aracı hem römork için yapılan 3.000 Euro tutarındaki çekme ücretinin hasar tarihi itibariyle makul olup, römork için çekme ücreti 1.500 Euro teklifin günün koşullarına uygun bulunduğu belirtilmiş; hasar konusunda uzman bilirkişi raporunda ise yük aracının hareket etmesine engel teşkil edecek mekanik aksamında ağır bir hasarın bulunmadığı, proforma faturanın icap olup ödeme belgesi olmadığı bildirilmiş, mahkemece aracın hareket etmesine engel teşkil edecek mekanik aksamında ağır bir hasarın bulunduğunun ispatlanmadığı, proforma faturanın icap niteliğinde olup ödeme belgesi olmadığından ve davacının ödeme yaptığına dair belge sunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf aracının dava dışı sürücü yönetiminde iken karla kaplı yolda, hızını ayarlamaması nedeniyle aracın hakimiyetini kaybederek yük aracının ön tarafıyla gidiş istikametine göre yolun solundaki bariyerlere çarptığı, çarpmanın etkisiyle ve yolun kaygan olması nedeniyle aracın geriye itilerek yine gidiş istikametine göre yolun sağında bulunan toprak alana kayıp yoldan çıkarak burada durduğu sabittir. Davacı taraf çekici aracın ve römorkun servise götürülmesi için değil, olay tarihi itibariyle hava, yol koşullarına göre araç römorkla birlikte yoldan çıktığından, çekici ile römorkun yola çıkarılması için Auto Slep Servis Kardan firmasından talepte bulunmuştur. Araçların kaydıkları topraklardan kurtarılıp yola çıkarılması için servis tarafından gönderilen 100 tonluk vinç olay mahalline kadar 90 km yol gelmiş ve aynı yolu tekrar dönmüştür. Bunun bedeli de profaturada gider olarak gösterilmiştir. Römork ve çekici aracı sadece kaza sonucu düştükleri toprak alandan yola kadar 15 mt mesafe çekilerek kurtarılmışlardır. Bu hususlar prafaturadan açıkça anlaşılmaktadır. Hareket kabiliyeti olsa dahi çekici aracın, kaydığı toprak alandan araçların ağırlıkları, zeminin karla kaplı olması da gözönüne alındığında kendi mekanizmasını harekete geçirerek römorkla birlikte çıkması beklenemez. Kaldı ki araçta ne gibi hasarların oluştuğu da üzerinde inceleme yapılmadan o anda bilinebilecek durumda değildir. Çekicinin hareket ettirilmesi halinde meydana gelen hasarın artırılması ihtimali de mümkün ve mevcuttur. Bu nedenle davacı şirket tarafından araçların bulunduğu yerden kurtarılıp yol sathına çekilmesi için kurtarıcı talep edilip bu şekilde araçlarını kaza mahallinden
çektirip kurtarmaları hayatın olağan akışına da uygundur. Dosyada mevcut bilirkişi raporunda davacı tarafın talebinin ve hatta profaturada belirtilen 3.000 Euro ücretin makul ve uygun olduğu belirtilmiştir. Zararın aşikar ve hayatın olağan akışına uygun olduğu durumlarda bunun belgelendirilmesine de gerek bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı taraf 18.11.2007 tarihli profatura ile zararını ve zarar miktarını da ispatlamıştır.
Bu durumda mahkemce davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 7.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.