Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/9998 E. 2010/4629 K. 24.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9998
KARAR NO : 2010/4629
KARAR TARİHİ : 24.05.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından dava dışı …’na kullandırılan taşıt kredisinin teminatı olarak araç üzerinde rehin kurulduğunu ve aracın davalı şirkete kasko poliçesi ile sigortalandığını, müvekkilinin bu poliçenin “dain ve mürtehin” sıfatıyla lehdarı bulunup, poliçeden dolayı oluşacak alacak hakkının müvekkili bankaya rehinli olduğunu, sigortalı aracın 19.05.2007 tarihinde çalındığını, yapılan ihtara rağmen davalı sigortanın ödeme yapmadığını belirterek, 19.000.00 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 43. ve Genel Şartlar B.1.1.5. maddeleri uyarınca, çalınma ile ilgili belgelerin, aracın çalıntı kaşeli ruhsatının, maliyeden kaydı silindiğine dair yazının müvekkili şirkete ibraz edilmediğini, temerrüde düşmediklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, dava dışı sigortalının, çalınan araca ilişkin gerekli bilgi ve belgeleri davalı … şirketine ibrazı gerekirken bu işlemlerin yapılmadığı, bu nedenle davacının dain-mürtehin sıfatıyla kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat alacağını talep edemeyeceği gerekçesiyle, koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
2009/9998
2010/4629
Kasko Sigortası Genel Şartları’nın B.3.3.3.2. maddesinde; “ Çalınmış olan aracın bulunması için ilgili makamlarca yapılan araştırmalar 30 gün içinde sonuç vermediği takdirde, sigortalı durumu ilgili makamlara başvurduğunu belgelemek suretiyle, sigortacıya bildirir. “ hükmü yer almaktadır. Yine Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 43. Maddesinde, “araç sahibinin” istemesi halinde tescil kaydının sileneceği, araçla birlikte araca ait belgelerde çalınmışsa “sahibinin ” isteği halinde aracın kayıtlarına çalınmıştır şerhi konulduğuna dair bir yazı verileceği öngörülmüştür.
Somut olayda, dava konusu aracın vergi dairesinden alınan ilişik kesme belgesi, aracın bulunamadığına dair resmi makamlardan alınan yazı ve tüm vergilerinin yatırıldığını gösteren makbuzlar dosya içerisinde bulunmaktadır. Dava dışı sigortalının sorumluluğunda olan, çalıntı kaşeli ruhsat veya yeniden çıkartılacak ruhsat üzerine çalıntı kaşesinin basılması, aracın kaydının silindiğine ilişkin düzenlenen form ile aracın asıl ve yedek anahtarının sigorta şirketine ibrazı yükümlülüğü davacı dain-mürtehin bankadan istenemez.
Bu durumda mahkemece, davalı … şirketinin, teminat kapsamında gerçekleşen riziko nedeniyle ödeme yapması için gerekli şartların oluştuğu kabul edilerek, işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.