YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3080
KARAR NO : 2011/4821
KARAR TARİHİ : 12.07.2011
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 05.07.2011 günü belirlenen saatte temyiz eden Türk Telekom A.Ş. vekili Av….., ve Av…. geldiler, gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1-Asıl ve birleşen dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin kararda gösterilen gerekçelere göre, asıl davada davalı TEİAŞ’ın tüm ve birleşen davada davalıların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı tarafın hükmedilen faizin niteliğine, birleşen davada davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince, mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, oluşturulan karar davanın niteliğine, tarafların sıfatına ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
3095 sayılı Yasa’nın 2/3 üncü maddesi gereğince gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında haksız eylem dâhil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda istek halinde T.C.Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans oranında temerrüt faizine karar verilmesi zorunludur.
Davanın niteliği dosyanın içeriği tarafların sıfatı ve yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren avans oranında faize karar verilmesi gerekirken, yasal faiz verilmesi doğru olmamıştır. Davacının temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde görülmüştür.
3-Haksız fiillerden kaynaklanan davalarda uygulanması gereken Borçlar Kanununun 60. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi, zarar görenin zararı ve zarar sorumlusunu öğrendiği günden itibaren başlar. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre tüzel kişiler, özellikle kamu kurumları yönünden zamanaşımı süresinin işlemeye başlayabilmesi için, o tüzel kişi veya kurumun dava açma konusunda emir vermeye yetkili organları tarafından zararın ve zarar sorumlusunun öğrenilmesi zorunludur. Dava açma konusunda emir verme yetkisi bulunmayan daha alt birimlerin zararı ve zarar sorumlusunu öğrenmesi zamanaşımı süresinin başlayabilmesi için yeterli değildir.
Somut olayda, birleşen davada davalılar, zamanaşımı def’inde bulunmuş ancak bu hususta mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Davalı tarafın zamanaşımı def’inin yerinde görülmesi halinde davanın esasına girilmesine gerek kalmayacağından mahkemece öncelikle zamanaşımı def’inin ön sorun yapılarak bu savunma konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular dikkate alınarak, mahkemece öncelikle zamanaşımı def’inin ön sorun yapılarak bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı TEİAŞ’ın tüm ve birleşen davada davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle nedenlerle kararın asıl davada davacı yararına (3) numaralı bentte açıklanan nedenle kararın birleşen davada davalılar yararına BOZULMASINA, peşin ödenen 810,50 TL harcın mahsubu ile eksik ödenen 2.191,36 TL harcın asıl davada davalı TEİAŞ’tan alınmasına, peşin ödenen temyiz harcının istek halinde asıl davada davacı ve birleşen davada davalılara iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına takdir ve tespit olunan 825,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 12.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.