Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/1396 E. 2011/3257 K. 08.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1396
KARAR NO : 2011/3257
KARAR TARİHİ : 08.04.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespite ilişkin davada İzmir 3. Asliye Ticaret ve İzmir 1. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R –

Dava, çalınan nüfus cüzdanı kullanılmak üzere alınan tüketici kredisi nedeniyle hakkındaki icra takibine konu borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince, tüketici kredi sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında olduğu bildirilerek görevsizlik kararı verilmiştir .
İzmir 1. Tüketici Mahkemesi ise, davalı ile tüketici kredi sözleşmesini akdedenin davacı değil, davacının kimliğini çalan dava dışı üçüncü . kişiler olduğunu, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceğini bildirip, uyuşmazlığı doğuran asıl ilişkinin haksız fiilden kaynaklandığını belirterek görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve
elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Kredi veren ise, mevzuatları gereği nakit kredi vermeye yetkili olan banka özel finans kuruluşu ve finansman şirketlerini ifade eder. Tüketici de, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Davalı banka ile tüketici kredi sözleşmesini akdedenin davacı değil, davacının kimliğini çalan dava dışı üçüncü kişiler olduğunun iddia edilmesi nedeniyle , taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceği açık olup , taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından ve uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişki, “haksız fiil”den kaynaklandığından, (HGK.nun 2010/4-61-2010/84 K) uyuşmazlığın genel hükümlere göre İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 08.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.